ALİAĞA AK PARTİ'DE BİR ACAİP İŞLER

Haftalardır yazıyoruz, çiziyoruz, söylüyoruz. Canlı yayında bangır bangır bağırıyoruz.

15 Kasım 2018 15:16 makaleler 988
Haftalardır yazıyoruz, çiziyoruz, söylüyoruz. Canlı yayında bangır bangır bağırıyoruz.
Halktan duyduğumuzu, taleplerini, isteklerini, görüş ve önerilerini aktarıyoruz.
O parti, bu parti, şucu, bucu demeden neredeyse siyasi yelpazenin her kesiminden üç aşağı beş yukarı benzer profil çıkıyor ortaya.
Kazanmak isteyen siyasi partiler sözlerimize kulak verir. Yok amaç kazanmak değil de başka gizli ajandalar devredeyse…
O zaman ne desek boş…
***
Ne diyor seçmen?..
Diyor ki:
1) Düne kadar sahada olmayan, seçimden önce kapımızı çalmayan, son iki üç ayda ortalığa çıkan adaylar şimdi de kapımızı çalmasın.
2) Yaşı önemli değil ama, yaşlıysa bile dinamik, gençlere taş çıkartacak bir aday olsun.
3) Partinin tabanından yetişmiş olsun ama parti dışında da çalışkanlığı ve insanlara yaklaşımıyla örnek vatandaş olsun.
4) Aliağalı olması şart değil ama mutlaka ve mutlaka Aliağa'da yaşıyor olsun.
5) Hepsinden önemlisi, bize emrivakiyle, tepeden inme aday dayatılmasın…
***
Bütün bunların yanında diğer ince detaylar da var tabii…  Geçmişi temiz olsun, arazi ve rant işlerine bulaşmamış olsun falan filan… Malum olan gerçek, aynı anda herkesi birden mutlu edemezsiniz. Amma ve lakin, asgari müşterek belliyse, bunu görmezden gelerek bile bile lades diyemezsiniz.
Testi kırıldıktan sonra akıl veren çok olur. Testi kırıldıktan sonra pişman olmak fayda etmez!..
2014 seçimlerinde hemen hemen bütün siyasi partiler bu gerçekle yüzleşti. Kırgınlık, kızgınlık ve öfkenin yerini sakinlik aldıktan sonra, yani seçimlerin ertesi günü, takke düşüp kel görününce herkes nelere yol açtığını, kişisel hırsların nelere mal olduğunu açık seçik gördü, anladı.
Anladı da bir işe yaradı mı? 
Hayır!..
Yıl olmuş 2018, hala 'en iyi savunma saldırıdır' mantığıyla, hata yapanlar kendi hatalarını itiraf etmek yerine karşı tarafı suçlayarak 'yapana değil, yaptırana bakın' demagojisiyle önümüzdeki beş yıllık siyaset yelpazesinde mümkün olan en geniş yeri kapma çabasındalar.
Yani siyaset, ideoloji, ülkü hikaye… Benden sonra tufan, benim olmuyorsa onun da olmasın kavgası bütün şiddetiyle devam ediyor.
***
Önümüzdeki Pazar günü Ak Parti aday adayları için temayül yoklaması yapılacak. Ana kademe yöneticileri ve mahalle temsilcilerinden üç aday ismi belirlemeleri istenecek. İlk kez dijital yöntemle yapılacak yoklamada ortaya çıkacak isimler doğrudan Recep Tayyip Erdoğan'ın önüne düşecek.
Buraya kadar sorun yok. Sorun şurada başlıyor:
Temayüle katılanlar, aday adaylığı için başvuran isimlerin dışında başka isimler de önerebilecekler.
Eee… madem öyle ne diye adaylık başvurusu alınıyor, başvuranlar banka hesabına ayrı, partiye bağış olarak ayrı para yatırıyor boşu boşuna?.. Kendi tanıtımlarını yapmak için afişler, broşürler, basın toplantıları, kahvaltılar, yemekler için birileri bir dünya masrafa girerken, bir kısım "uyanık” siyaset kurtları, bir kısım "satın alınmaya müsait” ana kademe yöneticisini kafa kola alarak ilk üçe girecek, son dakikada da tepeden inme "partimizin adayı budur” diyerek ortaya çıkacak öyle mi?..
Bu şekilde ortaya çıkacak adayla da Aliağa'da Ak Parti seçim alacak öyle mi?..
***
Kim, nasıl bir hayal dünyasında yaşıyor bilmiyoruz ama, 2014'te son dakika ortaya çıkan adayla ortalığın nasıl karıştığını, Aliağa Belediyesi'nin bu kargaşada MHP'ye altın tepsi içinde sunulduğunu nasıl unutabilirsiniz?..
Yerel seçim atmosferine girdiğimiz tarihten bu yana en çok tartıştığımız üç isim Ethem Yorulmaz, Tansu Kaya ve Tanfer Kemerli.
Ethem Yorulmaz'ın "tepeden inme” aday olarak açıklanmasının nasıl zarara yol açtığını, eğer böyle bir niyeti varsa önceden adaylık için başvuruda bulunup diğer isimlerle "eşit” bir şekilde yarışta yer alması gerektiğini…
Tansu Kaya'nın bir kez seçim kaybetmiş ve kaybettirmiş aday olarak Aliağa'dan önce parti içinde kendisini affettirmesi gerektiğini, bunun için de arkadan dolanmak yerine (mesela kendi ekibinden tavşan aday adayı üretip sonrasında 'biz Tansu Kaya lehine çekiliyoruz' dedirtmek gibi) gizli kapaklı yürüttüğü çalışmaları aleni şekilde ve parti yöneticilerinin, diğer aday adaylarının da karşısına rakip olarak çıkıp yapmasının en doğru hareket olacağını…
Tanfer Kemerli'nin sürecin başından beri "ithal aday” olarak kuvvetli bir şekilde adının geçtiğini ve fakat İl tarafından yönlendirmeyle böyle bir ismin, yine tepeden inme belirlenmesiyle parti içinde büyük çatlaklar oluşacağını ve hatta bu çatlakların önemli ayrılıklara neden olabileceğini ve Ak Parti'nin Aliağa'da tarihinde hiç olmadığı kadar zayıflayabileceğini…
Söyledik durduk. Ama dedik ya, yazdıklarımız, söylediklerimiz bir kulaktan girip ötekinden çıkmış…
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az demek ki, geçtiğimiz sabah Tanfer Kemerli'nin Aliağa sokaklarında dolaştığı, şimdilik adı bizde kalacak bazı kişi ve kurumlara ziyaretler gerçekleştirdiğini öğrendik.
Bir İl Yöneticisi, kişisel işi için bile olsa, adının bu tür dedikodularla anıldığı bir ilçeye habersiz, sessiz sedasız, örgüt yöneticilerinin bile bilgisi olmadan gelmez. En azından gelmişken parti binasına da uğrar, bir çay içecek kadar soluklanır, öyle gider. İlçe yönetimini ve yöneticilerini yok sayan bu davranışın arkasında yatan düşünceyi iyi niyetle yorumlamak mümkün değil.
***
Ak Parti'de ilginçlikler anlatmakla bitmiyor…
İlçe Başkanı Kazım Sayın, geçtiğimiz Salı günü bütün adayları yönetim toplantısına çağırarak kendilerini ve projelerini tanıtmalarını istedi. Oysa Ak Parti'de aday adaylığı için başvurular Cuma günü tamamlanacak.
Hadi bu çağrıyı, adaylık süresini uzatma haberi gelmeden yapılmış sayalım.
Yarın sabah da Ak Parti Aliağa İlçe Başkanlığı basına aday adaylarını tanıtmak üzere bir kahvaltı düzenliyor.
Peki yarın akşama kadar olan adaylık başvuru sürecinde, kahvaltıdan sonra yeni birisi çıkıp "ben de aday adayıyım” derse…
Süre tamamlanmadan aday tanıtım toplantısı yapmanın anlamı nedir? İlçe yönetimi nasıl bu kadar emin bir başka aday çıkmayacağından?
Ya da şimdiden Aliağa'nın belediye başkan adayı belli de bundan sonra başvuracaklar o nedenle önemsiz mi sayılıyor?..
***
Ak Parti'nin 2019 seçimleri için İzmir'de izlediği yol haritasını anlamadık, anlayamıyoruz.
Anlaşılabilecek gibi değil çünkü.
Biz yine de son sözümüzü söyleyip tercihi onlara bırakalım. Dikkate alıp almamak kendilerine kalmış:
Ak Parti Aliağa'da bir beş yıl daha kaybetmek istemiyorsa, ithal adaydan uzak durmalı, arkadan dolaşmaya çalışanlara imkan vermemeli.