SİTE SAĞ REKLAM ALANI

SEÇİMDEN SONRA, GEÇİMDEN ÖNCE...

Şükür ki seçim bitti. Artık ekonomiye ve ülke için stratejik önem taşıyan konulara ağırlık verebileceğiz.

24 Haziran 2019 14:53 makaleler 1038
Şükür ki seçim bitti. Artık ekonomiye ve ülke için stratejik önem taşıyan konulara ağırlık verebileceğiz. Ama öncesinde bu seçimden çıkarılacak dersler ve alınacak mesajlar var. 
İtiraf edeyim ki ben pek ihtimal vermiyordum. Öyle ya, koskoca devletin bütün imkanları seferber edilmişken, ülkenin bütün bakanları, hatta Cumhurbaşkanı bile bir aday lehine çalışırken; bir seçimin kazanılması çok zordu. Üstüne bir de takdir edersiniz ki halen elde olan belediye ve o belediyenin sağlayacağı avantajları ekleyin. 
Bu nedenle, hangi siyasi görüşte olursanız olun, bu seçimin sonuçları tartışılmayacak kadar açık, net ve önemlidir.
***
Biliyorum şimdi bütün açıklamalarda "mesajı aldık” benzeri lakırdılar edilecek ama o mesaj bir türlü alınmayacak…
Zaten "mesajı aldığını” iddia edenler de aldıkları mesajın ne olduğunu söylemeyecek.  
Onların söylemediğini biz söyleyelim o zaman:
1) Bu seçimde, uzun yıllardır ilk kez oyların çalındığını iddia edenle mağdur olduğunu iddia eden taraf yer değiştirmiştir. Bu seçim açık seçik göstermiştir ki, sandıklara ve ıslak imzalı tutanaklara ne kadar iyi sahip çıkılırsa, rakibinizin hile hurda yapmasının önüne o kadar başarılı şekilde geçebiliyorsunuz. Yani sözün özü, çalındı diye şikayet etmeden önce önlemini alıp çaldırmayacaksın kardeşim…
2) Bu seçim korku eşiğinin aşıldığı ilk seçimdir. Halk artık somut belgelerle ortaya konmamış terör, beka, proje aday laflarına tok. İspatı olmayan iddia söyleneni değil, söyleyeni aşağı çekiyor.
3) Tehdit ve diktatöryal baskının karşılığı kalmamıştır. Seçim öncesi söylenen ve kendi adayları seçilmezse rakip başkana hizmet yaptırmayacaklarını ima eden sözler, hatta İmamoğlu'nun kamu haklarından mahrum bırakılabileceği şeklinde bizzat Cumhurbaşkanı -ki en yetkili ağızdır- tarafından yapılan açıklamalar kararsız seçmeni de CHP adayına doğru itmiştir.
4) Tutarsızlıklar artık farkediliyor, mızrak çuvala sığmıyor. Bir yandan HDP'yi ve ona oy veren Kürt seçmeni terörist ilan edeceksin, öte yandan doğrudan terör örgütünün başını televizyonlara çıkartıp "CHP'ye oy vermeyin” dedirtip, mektubunu okutacaksın. Bu, Cumhur İttifakı'nın 31 Mart seçimleri öncesinden itibaren uyguladığı seçi stratejisini tamamen alt üst eden bir hamleydi. Halkın gözünde kazanmak için her yolu mübah gören, çıkarı söz konusu olduğunda terör örgütü lideriyle bile işbirliği yapabilen biz iktidar ve ittifak görüntüsü oluşturdu. 
5) Kavga, ayrışma ve ayrıştırma politikaları bu halkı yorgun düşürdü. Farklı düşünen herkesi düşman ve "potansiyel vatan haini” sıfatıyla yaftalaya yaftalaya ne sağlıklı kardeş ilişkisi kaldı ne konu komşu. 80 öncesi sağ sol kavgasının bir benzerinin yaşanmasına ramak kaldı ve artık kimse o günleri bırakın yaşamayı, hatırlamak bile istemiyor. 
6) Bu seçimle halk iktidara ders muhalefete şans verdi. İktidar dersi anladı mı, muhalefet bu şansı iyi kullanabilecek mi gibi soruların cevabını da yakın gelecekteki olası erken seçimde göreceğiz.
***
Kazanan İmamoğlu ve kaybeden Yıldırım gibi görünse de aslında öyle değil.
İstanbul seçimleriyle en çok Kılıçdaroğlu kazançlı çıkmıştır. Hiç seçim kazanamamakla suçlanan Kemal Kılıçdaroğlu yerel seçimlerde aldığı büyükşehirlerle elini olağanüstü şekilde kuvvetlendirdi. Artık PM'yi kendi istediği gibi şekillendirme, il ve ilçe yönetimlerinde revizyona gitme kabiliyetine sahip. Bu avantajla gideceği kongrede CHP'de pek çok ünlü ismin bir daha siyaset sahnesinde yer almamak üzere kaybolduğunu görebiliriz.
Kaybedenine gelecek olursak…
Evet Binali Yıldırım, Devlet Bahçeli ve Erdoğan kaybetmiştir ama onlardan fazla kayba uğrayan tek isim var, o da Abdullah Öcalan…
Ak Parti'nin son dakika manevrasına figüran olan bebek katili seçim sonuçlarına etki edememiştir. Bunun anlamı şudur ki, teröristbaşı artık Kürt halkı üzerinde söz sahibi değildir. Bir tarafta Demirtaş bir tarafta Öcalan çekiştirmesinde Kürt halkı değişimden ve kardeşlikten yana tercihini kullanmıştır. Buna göre, iktidar tarafından hep azınlık ya da terörist olarak görülen Kürtler Türkiye Cumhuriyeti bütününün en önemli parçası olduğunu ispat etmiştir. Bundan sonra ne olacağını ise sağduyu ve mantık gösterecektir. 
***
Seçim bitti, geçim derdi tekrar ülkenin bir numaralı gündemi haline geldi. İktidar, yerel yönetimleri çalıştırmamak üzene politikalar üretmek yerine işbirliğine gidip tansiyonu düşürürse, ülkedeki demokrasiye güvenci artan yabancı sermaye tekrar ve kısa sürede geri dönüş yapacaktır. Muhalefet zafer sarhoşluğuyla iktidarı yok saymaya ve iktidar da yenilginin öfkesiyle yerel yönetimleri bitirmeye çalışırsa…
…Hızla yaklaşmakta olduğumuz uçuruma düşerken ne iktidar ne muhalefet,  hiç birimiz yara almadan kurtulamayız.