SİTE SAĞ REKLAM ALANI

BAYRAM SOFRALARI

Bölgesel yerel gazete haberleri, köşe yazıları, son dakika haberleri, Türkiye ve Ege gündemi, İzmir, İzmir bölgesinin en köklü internet gazetesi Poyraz Gazetesi.

31 Mayıs 2019 12:14 makaleler 132
Bir inancın getirisi olmaktan öte bayram günü kurulan sofraların birleştiriciliğine inananlardan mısınız? Tüm reklamlarda kurulan ve hangi ürünün reklamıysa o ürünün parlatıldığı sanki herkesin mutlu ve birbirine saygılıymış gibi davranılan sofralardan bahsetmiyorum. Aile olmanın, yaşamın, ekonominin gerçeklerine rağmen kurulacak sofraları anlatmak istiyorum.

Geçmiş bayramlar romantizmi yapmaya cesaret edemeyeceğimiz bir zaman. Herkesin geçmişindeki sofrası aynı zamanda aile ekonomisinin de temsili… Yoksulluk ile kurulan sofralar bu ülkenin insanlarının geçmişte de bu gün de aynı gerçekliği… Bu sebeple geçmişi de unutmadan bu günün bayram sofralarını anlatmak belki de en doğrusu…

Bizim ailemiz (baba tarafımızın aynı şehirde yaşamasından kaynaklı) bayram sofralarını yıllardır babaannemin yaşadığı evde kurmayı tercih eder. Babaannemin sağlığı yerindeyken o da yemek hazırlardı ve sabah kahvaltısının ardından geniş ailemiz bayramlaşmak için babaannemin evinde toplanırdı. Bizde öğle yemeği birlikte yenirdi. Bu tercih başka ailelerde akşam yemeğiyle olabilir ama birçok aile için geçerli olan şey aile büyüğünün evinde bir öğünün birlikte yenmesi…

Her ailede olduğu gibi bayram sofralarının da menüsü yöresel yemeklere göre hazırlanır. Ailenin kadınları en iyi yaptığı yemeği hazırlar. Bizde babaannem yayla çorbası pişirirdi. Reyhanlı, "den” denilen buğdaydan yapılan… O çorbanın anlamı büyüktür benim için… Tüm bir çocukluğun bir aileye ait olmanın gerektirdiği tüm duygular tek bir çorbada toplanmış sanki… O çorbanın kokusu ile eve döndüğünü hissedersin. Babaannemin ellerinden sonra yengemden yemeye başladım yayla çorbasını… Yengem her birinizin ailesinde mutlaka var olan kadınlardan yalnızca biridir. Kendisinin doğurduğu üç kız çocuğunun yanı sıra hepimizin üzerinde emeği vardır ve ailenin eli lezzetli kadınlarındandır. Her ailede olduğu gibi bizde de Ramazan bayramlarında kadınlar tatlıları evinde hazırlar. Ev baklavası, kalburabastı, kadayıf… Bayramdan önce bir evde toplanılır tatlılar hazırlanır, sarmalar sarılır… Kahkahalar iyi niyetli dedikodular eşliğinde hazırlanan ailenin kadınlarını el lezzetlerinin yansıdığı şahane sofralar işte böyle kurulur. Neredeyse bütün ailenin tüm yıl ayrı kalan çocukları bayram sofrasına aynı anda oturmanın hazzını yaşar. Güven verir birçoklarımız için bayram sofraları… Sofra birlikte kurulur, kalabalık ailelerde masada yer kalmazsa ailelerin küçüklerine ya sehpada ya da mutfakta yemek hazırlanır. Mide ısıtmak için çorbayla başlanır yemeğe, salata sofranın ortasında yer alır. İlk tabakların ardından birçok ailede olduğu gibi bizim ailemizde de ana yemek bütçeye göre belirlenmiştir. Ya fırında tavuk yemeği ya da köfte… Bizim sofralarımızın başı da sonu da muhabbetle bağlanır. Aileye yeni dahil olmuş biri varsa yemeğin en güzel kısmı ona servis edilir. Yemeğin ardından çay suyu konur, bulaşıklar yıkanırken mutfak sohbetleri çevrilir. Bu sohbetlerde genç kızların aşkları, aldıkları ve verdikleri kilolar, annelerin tavsiyeleri vardır. Kadınların neşesi çay suyuyla birlikte kaynar, demlenir.

Bir günü birlikte samimiyetle geçirebilmenin en güzel bahanesi olan bayram sofrası hepimiz için değerlidir. Şimdi ise aileler ekonomik krizin, bayram öncesi alınamayan maaşların, özel sektörlerde çalışan ve sadece bir gün izin alabilen gençlerin gölgesinde kurmaya çalışıyor sofrasını… Lezzetten, sohbetten azalma olmuyor ama huzurla oturmak da güçleşiyor sofralara… Gözler izin alamadığı için gelemeyen kuzeni arıyor, akıllar işten çıkarılmış amcada oluyor… Babalar anneler "çocukları büyüttük ama torunlara halimiz kaldı mı” diye içten içe düşünüyor. Sözün özü bizler bu bayram izin alabilenlerle, maaşı yatmayana destek çıkarak, işten çıkarılana moral vererek yine de sofra kuracağız elbet… Aliağa'da yaşayan tüm işçiler, emekçiler yarınlar yokmuşçasına oturmayacak ama sofraya…

Belediyeden çıkarılan işçiler, aylardır eylem yapan TÜPRAŞ işçileri, babalarını, oğullarını, eşlerini iş cinayetlerinde kaybetmiş olan demirçelik işçilerinin aileleri, Petkim işçileri, gemi söküm işçileri yani Aliağa'nın gerçek sahipleri emekçileri yarın ola hayrola diyerek bir gün bile olsa tabaklarını sofraya koyacak ve huzurla kurulacak sofraları dileyerek oturacak. Herkesin eşit olduğu sofralara oturmadığımız sürece bayram huzurumuzu çalanlara karşı her alanda ellerimizi birleştirebileceğimiz, emeğimizin karşılığını alabildiğimiz bayram sofraları kurmak dileğiyle iyi bayramlar…