DENİZ KİRLİDİR DİYEN DİNSİZDİR

Bölgesel yerel gazete haberleri, köşe yazıları, son dakika haberleri, Türkiye ve Ege gündemi, İzmir, İzmir bölgesinin en köklü internet gazetesi Poyraz Gazetesi.

05 Eylül 2018 11:51 makaleler 556
Cahit Aral'ı hatırlayanlarınız var mıdır?

Muhakkak hatırlıyorsunuzdur. Yoksa kısa bir özet geçeyim. Yıl 1986 Ukrayna'nın Kiev kentine bağlı Çernobil, saatler 01:23'ü gösterdiğinde büyük bir sarsılmayla karşı karşıya kalmıştı. Bu, etkileri onlarca yıl sürecek olan ve gerçekleştiği yüzyılın en büyük nükleer kazası olan Çernobil Faciasıydı. Ukrayna'da meydana gelen ve dünyanın en büyük nükleer kazalarından biri olan Çernobil Faciasına, hatalı tasarım ve yetersiz güvenlik donanımı öncülük etmişti. İyi kontrol edilemeyen nükleer güç reaktörünün 4. ünitesinin patlaması sonucu tarihin en büyük facialarından biri yaşanmıştı. 
Çernobil'deki nükleer santral kazasından sonra radyasyon endişesinden Karadeniz Bölgesindeki çay ve fındık üreticileri olumsuz etkilenmişti. Cahit Aral ise 1983-1987 yılları arasında 18. Dönem Elazığ Milletvekilliği ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı görevlerinde bulundu. Çernobil Faciası'nın ardından Türkiye'de kurulan Radrasyon Komitesi Başkanlığı'nı yapan Cahit Aral, dönemin Sanayi Bakanı olarak, halka "içiniz rahat olsun” mesajı vermek için kamera önünde çay içti. Bu sahne ayrıca "Türkiye'de radrasyon vardır diyen dinsizdir” açıklamaları ile devam etti. Aral bunun turistleri kaçırdığını söylemeyi de ihmal etmemişti.

Şimdi sizlere bu güzide bakanımızı tekrar niye hatırlattım diye düşünüyorsunuzdur. Yıl olmuş 2018 yer Çernobil değil Aliağa… Ne alakamız olur değil mi Cahit Aral'la? 
Az evvel bir açıklama düştü mail kutumuza. Haber yapmamız için gönderilmiş bir basın açıklaması. Geçtiğimiz hafta Foça kıyılarında yaşanan sızıntı sonrası sızıntının gerçek kaynağını araştırması, sorumluların cezalandırılması ve önlemlerin alınması için görev yapması gereken FOÇA Belediye Meclisi Üyeleri; derin üzüntülerini sundukları açıklamalarında olayın üzerinden henüz bir hafta geçmiş ve uzmanlar denizlerdeki kirliliğinin kalıcı olduğunu ifade ediyorken Cahit Aral'ın pervasızlığı ile yarışırcasına bir açıklama göndermişler. Açıklamada alındığı söylenen önlemler bir dizi sıralanmış, güvence olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü'nün bilgilendirmelerine yer verilmiş. Buraya kadar her şey normal.

Asıl niyet ise açıklamanın sonunda görmek isteyene göz kırpıyor. Göz kırpmak ne kelime adeta "tüm partilerin meclis üyeleri olarak nasıl bu kadar kolay anlaştık bakın” diyor.  
"Söz konusu durum, kesinlikle bilinmelidir ki; yaklaşık 40 kilometrelik bir sahil şeridine sahip ilçemizin, yalnızca 2,5 kilometrelik kıyı alanında meydana gelmiştir. Kirlilik, algılananın aksine; Yeni Foça Sahilimizin Gencelli Bölgesi'ndeki çok küçük bir bölümünde meydana gelmiş olup, diğer tüm kıyı alanlarımız, denizimiz ve doğamız, son derece temiz ve halk sağlığı açısından güvenilirdir.  Tatilci ve yazlıkçı vatandaşlarımız, Ege Turizminin gözde ilçelerinden biri olan Foça'mızda tatillerini sürdürmekte ve denize girmenin keyfini yaşamaktadır. Ülkemizdeki 16 Özel Çevre Koruma Bölgesinden biri olan Foça'mız; en güzel deniz ve iklimi ile her zaman ve bu Sonbahar aylarında da tüm güzelliklerini bizlere sunacaktır.” 

'Aman turizmimiz etkilenmesin de biz olayın takipçisi oluruz'

Çok enterasan bir açıklama değil mi? Daha olayın sorumluları bulunmamış, hala kafalarda ham petrol mü fuel oil mi soruları dolaşıyor. Çevre ve yaşam savunucuları yetkililerin tedbir almamasını eleştiriyor, konunun uzmanları deniz kirliliği üzerine açıklamalarda bulunuyor. Muhalefetinden iktidar partisine bizim meclis üyeleri ilk elden "Denizimiz temiz girebilirsiniz. Balıkçılık Festivalimize davetlisiniz” açıklaması yapıyor. 
Saygı değer meclis üyeleri o iş öyle olmaz. En güzeli çağırın basını giyin mayoları, bikinileri… sürün güzelce güneş kremlerini aynı anda denize balıklama atlayın. Denizden çıkınca da sizi hazırda bekleyen basına ve onların aracılığı ile halka "Biz girdik bir şey olmadı” diyiverin…