BİREYSEL SİLAHLANMADA ÜRKÜTÜCÜ TABLO

Aliağa'da geçtiğimiz hafta yol verme kavgası yüzünden bir kişinin hayatını kaybetmesi bireysel silahlanma sorununu bir kez daha gündeme getirdi.

03 Aralık 2018 17:25 aliaga 241
BİREYSEL SİLAHLANMADA ÜRKÜTÜCÜ TABLO
Aliağa'da Yol tartışması yüzünden çıkan kavgada 1 kişi silahla ağır yaralanarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kavgada silahların çekilmesi bireysel silahlanma tartışmasını bir kez daha gündeme getirdi.

YILDA 4500 KİŞİ BİREYSEL SİLAHLANMA YÜZÜNDEN ÖLÜYOR
Bireysel silahlamaya karşı Türkiye'de araştırmalarda bulunan ve kamuya yönelik bilinçlendirmelerde bulunan Umut Vakfı'nın basına yansıyan silahlı şiddet olaylarından derlediği rapora göre 2017'de bir önceki yıla göre yüzde 28, son üç yılda ise yaklaşık yüzde 61 artışla 3 bin 494 bireysel silahlı olay yaşandı. Vakfın hazırladığı raporlara göre ülkemizde her yıl ortalama 4500 kişi bireysel silahlarla ölüyor, Dünya Sağlık Örgütü ise Şiddeti Önleme programında ateşli silahlara erişimin kısıtlanmasını alınacak ilk 3 sıradaki önlemler içerisinde öneriyor.

Rakamlar Türkiye gerçeğini gözler önüne seriyor. Umut Vakfı raporları 3 yılda bir hazırlıyor. Silahlı şiddet olaylarının yüzde 80'inde ateşli silahlar: 1352 tabanca, 1422 tüfek. Yüzde 20,58'inde ise çoğunluğu bıçak olmak üzere kesici aletler kullanıldı.

Ateşli silahların kullanıldığı olaylara ayrıntılı bilgisi şöyle: 116 olayda beylik silahı (yüzde3,32), bir kaçında suikast silahları glock, uzi marka olmak üzere toplam 1352 olayda tabanca (yüzde 35,37), 1.422 olayda da avdan havalıya, Keleşten MP-5 makinalıya her çeşit tüfeğin (yüzde40,70) kullanıldı.

Ege Bölgesinde Bireysel Silahlanma nedeniyle ölümle sonuçlanan olayların en çok yaşandığı il olara İzmir 143 olayla birinci sırada yer alıyor.

NEDEN BİREYSEL SİLAHLANIYORUZ?
Araştırmalar Türkiye'de kültürümüzün, şiddete ve silaha yatkınlık yaratan, şiddeti kanıksamayı doğuran ögeleri barındırdığını ifade ediyor. Umut vakfı ve İstanbul Valiliği işbirliğiyle hazırlanan araştırmalarda açık iletişim alışkanlığının olmaması, bireysel ve toplumsal güvenliğin sağlanmasından sorumlu aktörlere duyulan güven eksikliği, güvenlik güçlerinin oransız güç kullanımı, barış kültürünün tesisinden sorumlu olanların şiddet uygulayıcısı olabilme özellikleri, sorunu pekiştirdiği vurgulanıyor.

Silahlanmanın önlenebilmesi ve sorun alanlarının çözümlenmesi içinse; toplumsal değerler, kültürel ögeler ve silahlanma nedenlerini içeren kapsamlı araştırmaları temel alan, toplumun tüm kesimlerinde tutum, davranış ve dil değişikliği yaratacak, şiddet içermeyen sorun çözme yöntemlerini, insan haklarını ve barış kültürünü hedefleyen eğitim modelleri geliştirmesi gerekiyor.

106 BİN 740 SİLAH KAYIP
Türkiye'de toplumsal barışın ortadan kalktığı ortamlarda bireysel silahlanma artarken denetimler azalıyor. İçişleri Bakanlığı'nın 2017 faaliyet raporunda çalıntı ve kayıp silahlara ilişkin çarpıcı verilere yer verildiği görülüyor. Raporda, 106.740 silahın kayıp olduğu vurgulanıyor. Örneğin 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gecede TSK'ya ait bazı silahların kaybolduğu bu silahların ülke genelinde arandığı da Milli Savunma Bakanlığı tarafından dile getirilmişti.

MECLİS GÜNDEMİNDE BİREYSEL SİLAHLANMA
İçişleri Bakanlığı'nın raporuna binaen Meclis'te bulunan muhalefet partilerinin verdiği soru önergeleri de Türkiye gerçeğini ortaya koyar nitelikte. Özellikle Raporda yer alan kayıp silahlara ilişkin son üç yılda kayıp silah sayısında yüzde 720 oranında bir artış olduğunu belirten CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm TBMM'ye sunduğu soru önergesinde "Bir süredir bireysel silahlanma, ruhsatsız silah, yasa dışı silahlı eğitim kampları gibi konular ülke gündeminde yer alıyor. Hükûmet bu konulara karşı her zaman körler sağırları oynadı, tek bir bilgilendirici açıklama dahi yapılmadı. İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı faaliyet raporunda yer alan bilgiler ise vahim ve korkutucu bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bu raporda, 2017 yılında kayıp ve çalıntı silah sayısı 106.704 olarak açıklandı. Bakanlığın 2014 yılı faaliyet raporunda 14.682 olan kayıp silah sayısı, 2015'te 91.120'ye çıkıyor. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından sayı 107.628'le tavan yapıyor ve en son bu yıl bu sayıda önemli bir değişiklik görünmüyor.” İfadelerine yer veriyor.

Yetkililer sivillere dağıtıldığı iddia edilen kayıp silahların arandığını ifade etse de muhalefet partileri bireysel silahlanmanın önüne geçilebilmesi ve hak gasplarının engellenmesi için devlet mekanizmalarının denetleyici konumda olması gerektiğinin altını çiziyor.

Toplumda ruhsatlı ve ruhsatsız silahlanmanın yasalar ile zorlaştırılması gerektiğinin altını çizen Avukat Hakan Turan "Ruhsatsız silah bulundurmanın cezai yaptırımları arttırılmalı” dedi.

TAŞIMA VE BULUNDURMA RUHSATI KİMLERE VERİLMEZ?
Avukat Hakan Turan silah ruhsatı almanın belli şartları olduğunu belirterek, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, her türlü kaçakçılık, bilişim alanındaki suçlar, ihaleye fesat karıştırma, yağma, uyuşturucu gibi suçların en az birinden mahkum olanlara, ateşli silahla işlenen suçlardan mahkum olanlara, ruhsatlı silahıyla suç işleyenler, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, terör eylemlerine katılma veya bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından en az birinden dolayı mahkum olanlara hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmediğini verilmiş ruhsatların ise iptal edildiğini ifade etti.

"RUHSAT VERİLDİKTEN SONRA DA DENETİMLER ARTTIRILMALI”
Daha birçok maddenin de yer aldığını hatırlatan Turan "Öncelikle silah ruhsatı verilmesi daha ağır şartlara tabi olması gerekir. Herhangi bir sebeple yargılanmış ve yargılamayı yapan mahkemece taksirle veya kasten suçu işlediğine yönelik bir kanaat sonucu verilen 1 günlük mahkumiyet ve her türlü para cezası kararının Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ve Cezanın Ertelenmesine karar verilse dahi taşıma ve bulundurma ruhsatı alınmasına engel olması gerektiğini düşünüyorum.” dedi. Silah ruhsatı verildikten sonraki denetimlerin de önemine değinen Avukat HakanTuran " Yine silah ruhsatı verildikten sonraki denetim mekanizması çok zayıf. Silah ruhsatı verilen kişilerin düzenli olarak denetlenmesi ve silah ruhsatı sahip olabilme şartlarını koruyup korumadığının psikolojik ve diğer etkenler değerlendirilerek kontrol edilmesi gerekir.”şeklinde konuştu.

"TAŞIMA RUHSATI VERİLEN MESLEK GRUPLARI DARALTILMALI”
Silah bulundurma ruhsatı kadar taşıma ruhsatının da önemli bir konu olduğuna değinen Hakan Turan, sürekli basın kartı taşıyan basın mensuplarına, kuyumculara, bankaların genel müdürlerine, noterlere, pilotlara, akaryakıt deposu sahiplerine, elli üzeri sigortalı işçi çalıştıran işverenlere, en az 100 adet fenni arılı kovan ile gezginci olarak bilfiil arıcılık yapan yetiştiricilerine ve benzeri meslek gruplarında çalışan kişilere taşıma ruhsatı verildiğini söyledi. Avukat Hakan Turan "Taşıma silah ruhsatı alabilecek meslek gruplarının yelpazesi çok geniş. Bu meslek gruplarından herhangi birisine mensup kişiler sadece ilgili meslek grubuna mensup olması sebebiyle bile taşıma silah ruhsatı edinebiliyor. Meslek grubu yelpazesinin daraltılması ve taşıma silah ruhsatı alabilme şartlarının bu meslek grupları için de zorlaştırılması gerektiği kanaatindeyim.” dedi.

"RUHSATSIZ SİLAH BULUNDURANLARA CEZAİ YAPTIRIMLAR ARTTIRILMALI"
Genellikle 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlamasıyla ruhsatsız silah bulundurmak neticesinde yapılan yargılamalarda kişinin sabıkasının bulunmadığı hallerde kişiye alt sınır olan 1 yıldan hapis cezası verildiğini ve bu cezanın kişileri ruhsatsız silah bulundurmaktan caydırmadığını vurgulayan Avukat Hakan Turan "Bu hapis cezasında iyi hal sebebiyle 1/6 indirim yapılıyor ve verilen 10 ay hapis cezası da para cezasına çevrilerek ceza erteleniyor. Ruhsatsız silah bulundurma cezasının çok düşük olması sebebiyle kişilerin ruhsatsız silah bulundurmasının önü açılıyor. Cezaların artırılması gerekir.” şeklinde konuştu.

Türkiye'de silahla işlenen suçların çok büyük kısmının ruhsatsız silahla işlendiğini de hatırlatan Turan "Ruhsatsız silah bulundurma cezasının caydırıcı hale getirilmesi gerektiği açıkça ortaya çıkmaktadır. İşin trajikomik kısmı silahla suç işleyen kişilerdeki genel algı şudur : 'Taşıma ya da silah bulundurma ruhsatı zaten bana vermezler. Bir dünya masraf yapmaya da gerek yok. Zaten yakalanırsam para cezası verip erteliyorlar.' Bu algı sebebiyle kişiler ruhsatsız silah bulundurma yolunu tercih ediyorlar.” dedi.
Bu sitede bulunan tüm yazılı ve görsel içerikler ile bu içeriklerin görsel ve sistematik tasarım hakları aksi belirtilmediği sürece Poyraz Gazetesi’ne aittir. Poyraz Gazetesi’nin yazılı izni alınmadan hiçbir yazılı, görsel, işitsel içerik kopyalanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya satılamaz. Aksine davranışların, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre hukuki ve cezai yaptırımları mevcuttur. Sitedeki tüm içeriklerin telif hakları korunmaktadır.
DİĞER HABERLER