ŞİDDETE SON VERMEK İÇİN ORTAK MÜCADELE

Aliağa Şiddetle Ortak Mücadele Platformu Demokrasi Meydanı'nda gerçekleştirdiği basın açıklamasında ülkede artan şiddet vakalarına karşı önlem alınması gerektiğini söyledi.

13 Temmuz 2018 20:16 aliaga 310
ŞİDDETE SON VERMEK İÇİN ORTAK MÜCADELE
İnşaat Mühendisleri Odası Aliağa Temsilciliği'nin duyurusu ile bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, dernek temsilcileri ve sendikalar Demokrasi Meydanı'nda gerçekleştirdikleri basın açıklamasında kadına, doğaya ve çocuklara yönelik artan şiddetin önlenmesi için ortak mücadele çağrısında bulundu. 
İnşaat Mühendisleri Odası Aliağa Temsilcisi Meral Ülker açıklamasında "Doğaya, hayvana, çocuğa ve kadına uygulanan şiddet, kat ettiği yol, geldiği akıl almaz boyut ve tahammül sınırlarını aşmasıyla birlikte toplumca psikolojimizin çökmesine ve değerlerimizin çürümesine sebep olmaktadır. Biz insanlar canlılar arasında en akıllı, vicdan ve irade sahibi varlıklar olarak canımıza tak eden bu yaşananlara ve bunları yaşatanlara dur demek zorundayız. Deve kuşu gibi tehlikeyi hissedince kafamızı kuma gömersek, yaşanan acılara sesimizi çıkarmazsak, yarınlarımız daha karanlık olacak” dedi. Ülker, girdap gibi hızla büyüyen bu şiddet sarmalına dur demek için birlik çağrısında bulundu.

'Çözüm; çocuk merkezli politikalar, koruma, eğitim ve caydırıcı cezalar'
Eğitim-Sen Aliağa Temsilciliği adına söz alan Deniz Gültekin ise "Bugün burada şiddet ve istismara karşı ortak bir ses verebilmek için toplandık. Bu bağlamda burada söylenenlere ek olarak şiddet ve istismar sorununun münferit, kişileri bağlayan olaylar dizisi olmaktan çok adeta bir toplum mühendisliği uygulanarak halka pompalandığını dile getirmek isteriz. Bu anlamda Eylülümüz Leylamız ve bu şekilde kaybettiğimiz çocuklarımız için sadece suçluların cezalandırılması üzerinden yol izlemek kendi vicdanlarımızı rahatlatma girişimi olmaktan öteye geçemeyecektir. Bu suçlar şiddet eylemleridir. Hükümet yetkililerinin idam ve hadım cezalarını dillendirmelerindeki amaçları ise görev ve sorumluluklarından kaçmak anlamına gelmektedir. Çözüm çocuk merkezli politikalar, koruma, eğitim, caydırıcı hukuki cezalardır.  Asıl olan bizleri bu şiddet sarmalında boğan gerçekleri görmek ve bunun üzerine yürüyebilmektir. Şiddet ve istismara sıfır tolerans ile yola çıkmak esastır.” ifadelerinde bulundu. 

'Hayvana yönelik şiddet kabahat değil suçtur'
Gültekin'in ardından mikrofona gelen Hayvan Hakları Koruyucusu Kübra Kütükoğlu hayvanların şiddet sarmalanın en zayıf halkaları olduğunu, onları koruyamadığımız için hayvanlara işkence eden istismarda bulunan canilerin bir sonraki yönelimlerinin çocuklar olduğunu dile getirdi. Kütükoğlu "Hayvanlara yönelik şiddetin önlenmesi için öncelikle yetkili yasal düzenlemeler yapılmalı, Hayvanları Koruma Kanunu'nun kapsamı kabahat değil suç olmalıdır. Hayvanlar mal değil, candır. İnsan, hayvan ve doğa bir bütündür.” dedi.
Açıklamanın son konuşmasını ise Gülten isimli bir kız çocuğu yaptı. Minik Gülten, yaptığı konuşmada "Biz çocuğuz. Sokaklarda koşturup oynamak, saatlerce eğlenip gülmek istiyoruz. Korkularla sokağa çıkmak istemiyoruz. Sadece anne babamız değil, hepiniz bizden sorumlusunuz. Eğer bize sahip çıkmaz, kötülükler karşısında susmaya devam ederseniz kötülük her yere yayılır ve biz korkularla yaşamaya devam ederiz” şeklinde duygularını ifade etti.

Bu sitede bulunan tüm yazılı ve görsel içerikler ile bu içeriklerin görsel ve sistematik tasarım hakları aksi belirtilmediği sürece Poyraz Gazetesi’ne aittir. Poyraz Gazetesi’nin yazılı izni alınmadan hiçbir yazılı, görsel, işitsel içerik kopyalanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya satılamaz. Aksine davranışların, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre hukuki ve cezai yaptırımları mevcuttur. Sitedeki tüm içeriklerin telif hakları korunmaktadır.
DİĞER HABERLER