İşte İzmir'in yol haritası

Ulaşım Ana Planı 2030 tamamlandı

13 Ocak 2018 21:20 ekonomi 272
İşte İzmir'in yol haritası
İzmir
Büyükşehir Belediyesi'nin 2015 yılı Ağustos ayında çalışmalarını başlattığı
İzmir Ulaşım Ana Planı tamamlandı. Uluslararası düzeyde uzmanlığa sahip 10
akademik danışmanın kontrolünde geniş bir teknik ekip ile gerçekleştirilen planla,
İzmir'in 2030 yılına kadar izleyeceği yol haritası belirlendi.

Final
senaryosu Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun da katıldığı
toplantıyla kamuoyuna açıklanan plana göre, önümüzdeki 12 yılda kentin raylı
sistem ağının 465 km'ye çıkarılması öngörülüyor. Aynı süreçte 27 noktada da
yeni transfer merkezi kurulacak, 6 yeni iskele ile birlikte deniz ulaşımında 11
yeni hat planlanacak.

 

 

Yeni planı ve hedefleri değerlendiren Başkan Aziz Kocaoğlu
toplantıda önemli mesajlar verdi:

"Ulaştırma
Bakanlığı belli kentlerimizin raylı sistem yatırımlarını üstlendi. 7-8 senedir
Halkapınar-İzotaş hattını yapacaklarını söylüyorlar. Gerekirse bunu da yapacak
gücümüz var."

"Başka
kentlerin metroları, raylı sistemleri merkezi hükümet tarafından yapılırken,
biz kendi yağımızla kavrulup 11
km metroyu 170 km ye çıkarmışken, bizden yetki ve imza
desteği bile esirgeniyor. "

 

 

İzmir'i 2030 yılına hazırlamak ve
yaklaşık 6 milyon kişinin yaşayacağı bir şehrin ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak
amacıyla oluşturulan İzmir Ulaşım Ana Planı çalışmaları tamamlandı. Plan
kapsamında yer verilen İzmir'in geleceğini şekillendirecek önemli yatırımların
da yer aldığı kararlar kamuoyuyla paylaşıldı. Bugüne dek hayata geçirilenler
arasında en katılımcı nitelikteki plan olma niteliğini taşıyan İzmir Ana Ulaşım
Planı'nın final senaryosu Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun da
katıldığı toplantıda tüm detaylarıyla açıklandı. 

 

Yolun
yarısından fazlasını kat ettik


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu, planın temel hedeflerinden birinin artan otomobil sahipliğine
karşı gerekli önlemleri almak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"İzmir Büyükşehir Belediyesi
aklı ve bilimi rehber alarak kenti yönetme iradesini sürdürmektedir. Bu ulaşım
ana planı da böyle bir çalışma sonunda gerçekleştirilmiştir. 2009 Planı'nda
öngörüldüğü gibi 11 km
olan raylı sistem ağını şu anda 165
km olarak çalıştırmaktayız. 1 ay sonra Konak
Tramvayı'nın da devreye girmesiyle 180 km olacaktır. Yeni stratejik planda
öngörülen 320 km
raylı sistem ağının şu anda beşte üçü rahatlıkla geçilmiştir. Yani İzmir
Büyükşehir Belediyesi yolun yarısından fazlasını kat etmiştir."

 

Bakanlık
yapmazsa biz yaparız


Başkan Aziz Kocaoğlu, bazı büyük
kentlerin aksine İzmir'deki tüm raylı sistem yatırımlarının yerel yönetim
imkanlarıyla yapıldığını belirterek, şöyle devam etti:

"Geçtiğimiz yıllarda
Ulaştırma Bakanlığı, belli kentlerimizin raylı sistem yatırımlarını üstlendi.
Bizden de böyle bir talep söz konusu oldu. Yapılan talep doğrultusunda biz iki
projeye ağırlık vererek Halkapınar-İzotaş ve Buca metro hattını önermiştik. 7-8
senedir Halkapınar-İzotaş hattını yapacaklarını söylüyorlar. Gitti geldi, hızlı
trenin içine girdi, dışına çıktı. Nasıl olacak henüz bir bilgi yok. Gerekiyorsa
4,5 km'lik
bu hattı kendi olanaklarımızla seve seve gerçekleştiririz. Raylı sistemi bir
yandan Katip Çelebi Üniversitesi, bir taraftan Dokuz Eylül Üniversitesi
Narlıdere kampusüne, bir yandan da Tınaztepe Kampüsü'ne bağlıyoruz. Havaalanını
İzban'la bağladık. Kala kala bir İzotaş kaldı. Zaten projesini de yapmıştık, bakanlığa
devrettik. Gerekirse bunu da yapacak gücümüz var."

 

Mavişehir
İskelesi için onay bekliyoruz


Deniz ulaşımı konusunda da önemli
atılımlar hedeflediklerini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz
Kocaoğlu, "Mustafa Kemal Sahil Bulvarı'nda meydan olarak düzenlediğimiz
bölgeye bir iskele yapacağız. Bizim deniz ulaşımında sıçrama yapmamızı
sağlayacak olan ise  Mavişehir
iskelesidir. İskelenin yeri bellidir. Planları gönderilmiştir. Planlar
onaylandıktan hemen sonra, ki uzun süredir beklemektedir, hemen yapılacak ve
körfez ulaşımında önemli bir potansiyel yaratacaktır. Bunu da Çevre
Bakanlığı'ndan beklemekteyiz" diye konuştu.

 

Birilerinin
gönlü olsun diye plana koymayız


Gündeme aldıkları bütün projeleri
katılımcı süreçlerin ardından hayata geçirdiklerini ve bu yüzden kentliler tarafında
kabullenildiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, Körfez Geçiş
Projesi'nin planda yer almadığı yönündeki eleştirileri ise şöyle yanıtladı:
"Başkan karşı olmadığını söylüyor ama master plana almadı' diye bir eleştiri
gelmiş. Merkezi hükümetin yapmak istediği, kendi bilimsel çalışmalarına göre
'yapacağım' dediği konulara önerilerimizi, nasıl olması gerektiğini
sorulduğunda bildiriyoruz. Ama merkezi hükümet bir yatırımda ısrar ederse, çok
hayati bir şey yoksa, kentin geleceğiyle ilgili çok büyük bir zarar yoksa karşı
çıkmıyoruz. Projenin önünü açmaya çalışmak ayrı bir şeydir. Bu Büyükşehir
Belediyesi'nin uzlaşıyla iş yapma yoludur. Ama Ulaşım Master Planı'nda bilim
insanları 2030 projeksiyonunda körfez geçişini öngörmüyorsa, fizibıl bulmuyorsa,
biz onu birilerinin gönlü olsun diye ulaşım master planına koyamayız. Bilim
derse ki koy, memnuniyetle alır, savunuyoruz. Biz akla ve bilime inanırız.
Ulaşım Master Planı'na konulmaması, bu planın bilimsel bir vesika olmasını
güçlendirir. Bizim duruşumuz, kamuoyunda merkezi hükümetin yapacağı bir
yatırımın desteklenmesi konusudur. İkisini birbirine karıştırmak doğru
değildir. Farklı manipülasyon amacıya yapılmıştır ki, o işlerin içinde biz
olmayacağız."

 

Popülist
davranmayacağım


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu, Türkiye'nin dış politikada yaşadığı süreç ve ekonomik
göstergeler nedeniyle kredi maliyetlerinin son dönemde aşırı yükseldiğine de
dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi'nin metro gibi yatırımları yüksek  kredibilitesi sayesinde uluslararası
piyasalardan bulduğu kredilerle hayata geçirdiğini vurgulayan Başkan Kocaoğlu,
"Merkezi politikaların bize dokunan kısmı bu. İzmir Büyükşehir Belediyesi şu
anda dünya finans çevresinin 'borçlanabilir' dediği rakamın beşte birindedir. Ama
sürdürülebilir bir finans politikası yürütmek için kredinin normalleşmesini,
kredi faiz oranlarının düşmesini beklemek gibi bir derdimiz var. Çünkü şu anda
bu fiyatlar aşırıdır. Eğer popülist davranacak olsam ki, 14 senedir yapmadım, yüksek
fiyattan alır geçerim. Ama bu konjonktürde, bu kredi maliyetlerini İzmir'e
ödetmek istemiyorum. Onun için Buca metrosu belirli bir müddet kredi faizleri
normale ininceye kadar yavaş gidecektir. Bunu tüm açık yürekliliğimle
söylüyorum" diye konuştu.

 

Ucuz krediye
İller Bankası engeli


Başkan Aziz Kocaoğlu, 180-200
milyon Euro'ya mal olması planlanan Narlıdere metrosu için bir finans kuruluşundan
gelen çok uygun koşullardaki kredi teklifini İller Bankası'nın tutumu nedeniyle
değerlendiremediklerini söyledi. O dönem sunulan teklife göre faiz oranının yüzde
1.34 olduğunu ifade eden Başkan Kocaoğlu, şunları kaydetti:

"İller Bankası'yla protokol
yapmışlar. Biz de İller Bankası'na müracaat ettik. 110 milyon Euro kredi. Yazı
yazdık, İller Bankası Genel Müdürü'ne gittik. Bağlı olduğu bakana gittik.
Başbakanımızdan randevu istedik. En son hatırladığım geçtiğimiz Ramazan'ın son
günlerinden bu yana Sayın Başbakan'a randevu talebimizi yeniliyoruz. Sonra İller
Bankası Genel Müdürü ile görüştüm. Bu krediyi kentsel dönüşümde
kullanacaklarını söyledi. Ertesi gün kredi kuruluşundan randevu aldık. Onlarsa
'bu kredi kentsel dönüşümde kullanılamaz' dedi. Bugün Türkiye'de böyle bir
kredi faizi yok. Şimdi teklifler yüzde 4-4,5 düzeyinde gidiyor."  

 

1 kuruş
destek almadık


İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin
kentte yaşayanların vergilerinden toplanan ve yasaya göre verilmesi gereken
gelirden başka hiçbir projesine merkezi yönetimden 1 Kuruş dahi destek almadığını
belirten Başkan Kocaoğlu, "Bırakın desteği, bu kredi konusu  bedava bir destektir. Sadece onay
verilecektir. Başka kentlerin metroları, raylı sistemleri merkezi hükümet
tarafından yapılırken, biz kendi yağımızla kavrulup 11 km raylı sistemi 170 km'ye çıkarmışken, bizden
yetki ve imza desteğinin bile esirgenmesini bu vesileye İzmirli hemşerilerimle
paylaşmak istedim. Bu konularda fazla konuşmak istemediğimi, iş odaklı
çalıştığımı biliyorsunuz. Ama zaman zaman bazı konuların paylaşılmasının
yararlı olduğunu düşünüyorum" dedi.

 

İzban'da
kapasiteyi artırmamanın kime faydası var?


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu, İzban'da yolcu kapasitesinin artmasını sağlayacak düzenlemelerin
TCCD ile 2005 yılında yaptıkları protokolden bu yana hayata geçirilmediğini
söyledi. Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve TCDD Genel Müdürü Süleyman
Karaman'ın desteklediği görüşün de yük trenlerinin sadece geceleri limana
girmesi, kuzeyden gelen yolcuların Menemen'de, güneyden gelenlerin de
Torbalı'da sisteme dahil edilmesi yönünde olduğunu belirten Başkan Kocaoğlu,
şöyle devam etti:

"Bu hatta çağın gereklerine
uygun sinyalizasyon yok. Seferlerin sıklaşması için sinyalizasyonun yenilenmesi
lazım. Bu konu, protokolün yapıldığı 2005'den beri TCDD'nin görevidir ama daha
ihalesine bile çıkılmadı. Bugün en çok bize gelen şikayet, İzban'ın
sıkışıklığıdır. Kuzeyi güneye bağlayan bu mükemmel hatta yolcu sayısını, bu
kadar para harcadıktan sonra iki misline çıkarmamanın kime faydası var? 8-10
senedir bunu anlamış değilim. Un, yağ, şeker hepsi hazır. Bir helva yapacağız.
Sürekli gündemimizde. 8 yönetim kurulu üyesinin 4'ü bizden, 4'ü TCDD'den.
Yönetim Kurulu Başkanı bir onlardan bir bizden oluyor. Bu proje Türkiye
Cumhuriyeti tarihinde bir kamu kurumuyla yerel yönetimin yaptığı örnek
projedir. Dünyada ödül almıştır. Bunun kapasitesinden yararlanmamanın kime
faydası var anlamış değilim."

 

İzmir Ulaşım Ana  Planı'nın teknik detaylarını ise İzmir
Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Kader Sertpoyraz ve Ulaşım
Planlama Şube Müdürü Mert Yaygel yaptı. 
Projede görev yapan Prof. Dr. Haluk Gerçek ve Prof. Dr. Serhan Tanyel de
bu bilimsel çalışmanın önemini vurguladılar. 


 

Katılımcı süreç

İzmir Ana Ulaşım Planı'nın
hazırlık süreci hem ulusal hem de uluslararası standartlara uygun yöntemler ile
sürdürüldü. Çok kapsamlı bir ulaşım araştırması yapılarak bugüne kadar
oluşmamış nitelikte bir veri tabanı elde edildi. Çalışmanın her aşamasında
ilgili kurum ve kuruluşların dışında sivil toplum temsilcileri, meslek odaları
gibi paydaşların katılımı sağlandı. Tespit edilen sorunlar üzerinden hem mevcut
imar planları hem de mevcut 2009 Ulaşım Ana Planı kararları yeniden değerlendirildi.
Ayrıca ulusal ölçekli diğer kurum yatırımları da dikkate alınarak yeni
senaryolar ve öneriler geliştirildi. Bu öneriler 10 farklı çalıştay ile
değerlendirildi, 16 farklı senaryo geliştirildi. Bu senaryolar 4 temel
senaryoya indirgenerek sonuçları da sivil toplum kuruluşları ile ve diğer
paydaşlara sunuldu. Alternatifler arasından seçimler yapılarak plan oluşturuldu.


 

·        
40 bini aşkın hanede
yaklaşık 100 bin kişiyle, ayrıca 6 bin
sürücü, yolcu ve yayayla anket yapıldı. 


·        
135 kesit ve
114 kavşak noktasında trafik sayımları, 6 güzergahta özel araç hız etüdü, 15 güzergahta
minibüs hız etüdü gerçekleştirildi.


·        
Çalışmada 327
kişilik araştırma ekibi, 20 idari personel ve Büyükşehir Belediyesi'nin ulaşım
ile ilgili birimleri görev yaptı.


·        
İzmir Ulaşım
Ana Planı kapsamında 200 kurum ve kuruluş ile 4 paydaş toplantısı düzenlendi.


 

İzmir Ulaşım Ana Planı ile;

 

-         
Otomobile
bağımlılığı azaltan


-         
Bisikletli
ve yaya ulaşımı destekleyerek motorsuz ulaşımı teşvik eden,


-         
Toplu taşıma
odaklı,


-         
Yüksek
kapasiteli toplu taşıma sistemleri öneren,


-         
Çevresel
etkileri dikkate alan,


-         
Kamu
sağlığını ve güvenliğini hedefleyen,


-         
Ekonomik
gelişmeyi destekleyen,


-         
Dezavantajlı
grupları gözeten,


-         
Katılımcı ve
şeffaf bir plan oluşturuldu.


 

Bundan sonraki süreçte meclis
üyelerine de bilgi verildikten sonra plan, görüş almak üzere Ulaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü'ne
(AYGM) sunulacak. Sonrasında da onay için Meclis ve UKOME Genel Kurulu'na getirilecek.


 

Plan neleri
öngörüyor?


Kenti 2030
yılına hazır hale getirmeyi hedefleyen Ulaşım Ana Planı, 2030 yılında İzmir'in
ulaşım açısından karşılaşacağı sorunları ve önlemleri ortaya koyuyor. İmar
planları üzerinde yapılan detaylı projeksiyon hesapları sonrasında kentin
nüfusunun 2030 yılında 6.2 milyon olması bekleniyor. Bu nüfusun ortaya
çıkaracağı yolculuk talebi miktarı da 10 milyonun üzerinde hesaplanıyor. Buna
paralel en önemli değişimin otomobil sayısı ve otomobil sahibi olma oranında
görüleceği, bugün 642 bin civarında olan kentteki otomobil sayısının hedef
yılında 1.4 milyon olacağı vurgulanıyor. Otomobil sayısındaki artış hızı,
böylece nüfus artış hızının da üzerine çıkıyor.

 

Genel olarak kentte beklenen sorunlar ve
riskler;


-Otomobil sayısının artması,

-Bununla berabertoplu taşımadaki
talebin özel araçlı ulaşıma kayması,

-Karayolu şebekesinin yeterince
gelişmemesi ve ana arterlerde sıkışıklığın % 47 artması,

-Tek merkezli gelişme ve bu
nedenle ortalama seyahat mesafelerinin ve sürelerinin artması,

-Motorsuz ulaşım olan bisiklet ve
yaya yolculuklarında azalma,

-Merkez alandaki sanayi vb.
fonksiyonlarının iş merkezlerine dönüşmesi ve bu nedenle merkez üzerindeki
yolculuk profilinin değişmesi şeklinde özetleniyor.

 

İşte 2030
hedefleri:


Bu çerçevede oluşturulan Ulaşım
Ana Planı kapsamında raylı sistemlerde önümüzdeki 15 yılda mevcut 153 km'lik
şebekeye 312 km daha ekleyerek 465 km'lik bir raylı sistem ağı oluşturulması
planlanıyor. Mevcut inşaat ihale süreci devam eden Narlıdere hattı ile yakında
inşaat ihalesine çıkılacak Buca-Üçyol hattının hemen devamında
Sarnıç-Gaziemir-Eskiizmir-Çankaya-Basmane-Yenişehir hattı ile Buca hattının Üçyol'dan
Konak-Alsancak-Halkapınar-Bayraklı yönündeki devam hattının proje süreçlerine
başlanarak, öncelikli yatırım programına dahil edilecek.

Bu şebekenin en önemli omurgası
İZBAN'ın kuzeyde Bergama'ya güneyde ise Tire, Ödemiş, Bayındır ilçelerimize
kadar uzatılması planlar dahilinde.

Ancak gelecekteki talebi
karşılayabilmek için mevcut hat üzerinde İZBAN ile konvansiyonel hat
işletmelerinin ayrıştırılması, İZBAN'ın başka sistemler ile çakışmadan
çalışabilmesi İzmir için kaçınılmaz bir ihtiyaç olarak gösteriliyor. İZBAN ile
aynı hattı kullanan yük hattının ayrılması durumunda mevut durumda 10 dakika
sefer sıklığıyla saatte maksimum 10-13 bin yolcu taşıyabilen İZBAN'ın 3 dakika
bir sefer yaparak saatte 40 bin yolcuya ulaşabileceği öngörülüyor.

 

Bundan sonra kısa vadede raylı
sistem şebekesinde öncelikle Karşıya Tramvayı'nın Mavişehir bağlantısının
tamamlanması ile Çiğli –AOSB ve Katip Çelebi Üniversitesi uzatmasına başlanması
amaçlanıyor. Mevcut metro hattının da batıda Narlıdere uzatması ve doğuda
Evka3-Bornova uzatması için kısa sürede inşaatına başlanması hedefleniyor. Kısa
vadedeki bir diğer en önemli yatırım ise yeni onaylanan Buca-Üçyol metrosu
olacak.

Orta vadede ise Buca hattının
kent merkezi yönünde Alsancak-Halkapınar ve Bayraklı güzergahında uzatılması
planlandı. Yaklaşık 10.7 km'lik bir uzatmayla Buca hattı kent merkezine ve yeni
merkezi iş alanına erişmiş olacak. Hattın güneyde İZBAN bağlantısı için de uzatılması
hedefleniyor. Bir diğer önemli hat ise Sarnıç'tan başlayıp Gaziemir, Eskiizmir,
Eşrefpaşa, Çankaya, Basmane, Yenişehir, Halkapınar güzergahındaki Eskiizmir
hattı. 27.6 km uzunluğundaki hat ile en önemli konut ve çalışma bölgeleri
birbirine bağlanacak.

Bornova-Bayraklı güzergahından
Karşıyaka ve Çiğli'nin kuzeyinden geçen ve Katip Çelebi Üniversitesi'nde mevcut
hatlar ile entegre olan Kuzey hattı bu yönden gelen talebin karşılanabilmesi
amacıyla planlandı.

Ulaştırma Bakanlığı tarafından
yapılması planlanan Halkapınar-Otogar hattı da planda yer alıyor ve bu hattın
Pınarbaşı'na kadar uzatılması gerektiği belirtiliyor.

 

Uzun dönem planları arasında ise
Bornova-Narlıdere metro hattının Güzelbahçe'ye uzatılması var. Kuzeyde ise
Kuzey hattının Menemen'e kadar uzatılması öngörülüyor. Bu bölgede nüfus
açısından çok ciddi gelişmeler beklendiğinden bu uzatmaya ayrı bir önem
veriliyor.

Doğuda ise Pınarbaşı hattının
Kemalpaşa OSB ve Kemalpaşa merkeze uzatılması amaçlanıyor.

Karşıyaka merkezde Girne
koridorunda yeni bir tramvay daha planlanıyor. Bu dönemde toplamda 56 km daha
hat ekleyerek 2030 yılında raylı sistem hattının 465 km'ye çıkarılması
hedefleniyor.

 

Kısa, orta ve uzun vadeli olarak planlanan
raylı sistem hatlarının dökümü ise şöyle:


 

Kısa vadede

* Karşıyaka Tramvayı'nın Çiğli
Uzatması

11,0km/14 istasyon

* Evka3-F.Altay Metro Hattı'nın Bornova-Narlıdere
Uzatması (1 & 2.Etap)

8,1km/8 istasyon

* Buca Metrosu (1.Etap)

11,7km/10 istasyon

* İzban-Ödemiş-Tire uzatması

75,2 km/19 istasyon

* İzban-Bergama uzatması

54 km/15 istasyon

 

Orta vadede:

*Buca Metrosu 2. ve 3. etaplar

12,3 km/12 istasyon

*Eskiizmir Metro hattı

27,6 km/24 istasyon

*Kuzey Metro hattı

21,6 km/21 istasyon

*Halkapınar-Kemalpaşa Metro hattı
(1 etap)

8,9 km/10 istasyon

 

Uzun vadede:

*Evka3-F.Altay metro hattı
Güzelbahçe uzatması

13,6 km/11 istasyon

*Kuzey Metro hattı (menemen uzatması
2. etap)

14,2 km/13 istasyon

*Halkapınar-Kemalpaşa metro hattı
(2. ve 3. etaplar)

23,7 km/13 istasyon

*Girne Tramvayı

4,4 km/10 istasyon

 

 

Transfer
merkezleri:


İzmir Ulaşım Ana Planı kapsamında
raylı sistem şebekesinin en önemli tamamlayıcı unsuru olarak transfer
merkezleri ele alındı. Türkiye'deki en güçlü entegre toplu taşıma şebekesine
sahip olan İzmir özelinde transfer merkezleri yeni bir vizyon ile yeniden tasarlanarak,
tüm teknik altyapı ihtiyaçlarının güzel bir mimari yaklaşım ile çözülmesi
öngörüldü. Mevcut 24 transfer merkezi ve noktasına ek olarak 27 noktada yeni
transfer merkezi planlandı. Özel araç kullanımını azaltmak ve toplu taşımayı
teşvik etmek amacıyla 52 adet "park et-devam et" alanı kurulacak.

 

6 yeni
iskele, 11 yeni hat


İzmir'in liman kenti kimliğine
uygun olarak deniz ulaşımını geliştirmek için 6 yeni iskele ile birlikte 11
yeni hat planlaması yapılacak. Böylece iskele sayısı 17'ye, mevcut 10 hatla
birlikte hat sayısı 21'e yükselecek.

Planın en önemli yaklaşımı olan
motorsuz ulaşım kapsamında yeni bisiklet yolları da planlandı ve yeni yaya
alanları geliştirildi.

Toplamda 350 km bisiklet yolu
planlandı ve 670 ha alan da yayalaştırma için belirlendi.

Kent içi karayolu ulaşımında ufak
dokunuşlar ile düzenlenebilecek 110 kavşak alanı yeniden projelendirildi.
Bunlar ile beraber orta ve uzun vadede uygulamaya yönelik yaklaşık 200 km
karayolu aksı yeniden düzenlendi.

 

Karbon
salımında yüzde 18 azalma


Kentteki tüm işletmecilerin
İzmirimkart ile entegre olması ve bütüncül bir yaklaşım ile koordinasyonu
amaçlanıyor

Tüm hedefler çerçevesinde planın
orta ve uzun vadede getirdiği faydalar dikkate alındığında özel araç
kullanımında 4 puana yakın azalma öngörüldü. Raylı sistem kullanımının da 2 kat
artacağı planlandı. Bu çerçevede sabah zirve saatte CO2 salımında 2030 yılında
%18 azalma hedefleniyor.