SİTE SAĞ REKLAM ALANI

MADIMAK HALA YANIYOR

2 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen elim olayda 37 insanımız hayatını kaybetmiştir. Böyle acıların bir daha yaşanmaması dileğiyle

02 Temmuz 2019 12:52 guncel 90
MADIMAK HALA YANIYOR
4 günlük şenlik programına katılmak üzere gitmişlerdi.
Aralarında Aziz Nesin, Behçet Aysan, Metin Altıok, Uğur kayna, Hasret Gültekin, Nesimi Çimen, Asım Bezirci de vardı. Aralarında Hollanda tanaş Carina Cuanna Theodora Thuys da vardı. En gençleri 12 yaşındaki folklörcü Koray Kaya, en yaşlısı 66'lık Asım Bezirci idi.
Şenliğin ikinci günü, 2 Temmuz'da Cuma namazının ardından "Sivas laiklere mezar olacak” diye sloganlar atan bir grup, etkinliğin yapıldığı kültür merkezine doğru bir yürüyüş başlattı. Grup yeni dikilmiş olan "Halk Ozanları” heykelini yıkıp yerlerde sürüklerken, bir kısmı da Valilik önüne giderek Sivas Valisi Ahmet Karabilgin'i protesto etti.
Madımak Oteli önüne gelindiğinde kalabalık 15 bini aşmıştı. Otel önündeki araçlar yakıldı, sürüklenerek getirilen heykel ateşe verildi, otelin camları kırıldı. Yaklaşık iki saat süren ve müdahale edilmeyen taşkınlıkların sonrasında otel alevler içindeydi…
Madımak Olayı sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ve 2 gösterici yaşamını yitirdi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.

NE DEMİŞLERDİ?
Talihsiz olayın ardından yapılan açıklamalar da aynı talihsizliğin devamı gibiydi. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olayı "münferit” olarak niteleyip alevi-sünni çatışmasına dönüşmediğini vurgularken, çiçeği burnunda Başbakan Tansu Çiller "Çok şükür otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” diyordu. İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu'nun Aziz Nesin'i hedef göstererek "Aziz Nesin'in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepi göstermiştir” açıklamasının ardından Nesin Gazioğlu'nu yalancılıkla suçlayarak tepki gösterdi.
Olaylar karşısında yeteri kadar çaba göstermemekle eleştirilen dönemin Başbakan yardımcısı ve SHP Genel Başkanı Erdal İnönü "Ne yapayım, yetkim yoktu” diyerek kendini ve partisini savunuyordu.
O tarihte Sivas Belediye Başkanı olan Temel Karamollaoğlu başından itibaren olayları yatıştırmaya çalıştığını ve ölümlere üzüldüğünü belirtmesine rağmen yaşananları bir katliam olarak değerlendirmedi. Daha sonra çıktığı bir TV programında konuşan Karamollaoğlu "Katliam olarak vasıflandırmadım. Bu üzücü bir hadisedir. Bu, hakikaten çok acı olarak tarif edilir. Ancak; katliam demek kasıtlı olarak ben bu insanları öldürmek için şunu yaptım denirse olur. Onun adı katliam olur. Ama orada bir hadise meydana gelmiş; oteldeki perdeler yakılmış, arabalar yakılmış... Arkasında da ateş bacayı sarmış. İçerideki insanlar da benim hala anlayamadığım, pencereleri açmadıklarından dolayı insanlar ölmüş.” sözleriyle durumu açıklamaya çalıştı.

ÖRGÜT YOK, TAHRİK VAR
Ankara 1 No'lu DGM'de açılan dava dosyasında olayların nedeni şenliklere katılanlar olarak gösterilirken, Aziz Nesin'in varlığı da eylemin hazırlayıcı sebepleri arasında sayıldı.
DGM Başsavcısı Nusret Demiral "olayda örgüt yok, tahrik var” açıklamasyla dava henüz sonuçlanmadan kararı açıklamıştı aslında. 
Mahkeme sonucu 22 sanık hakkında 15'er yıl, 3 sanık hakkında 10'ar yıl, 54 sanık hakkında 3'er yıl, 6 sanık hakkında 2'şer yıl hapis ve 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi. Temyize giden davanın ardından hukuki süreç 2001 yılında son buldu. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin onayladığı karara göre Cumhuriyete karşı örgütlü kalkışma girişiminde bulunan sanıklardan 33'ü ölüm cezası, dördü 20 yıl, biri 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Temyizler ve müdahil avukatların talepleriyle uzayan Sivas Katliamı davası 20 yıl sonra, 13 Mart 2012'de mahkemenin davayı zamanaşımı nedeniyle düşürmesiyle kapandı.
Bu karardan sonra dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun. Yıllar yılı içerde olan vatandaş, içlerinde kaçak olanlar vardı” dedi. Erdoğan kararı ayrıca, "İdam kalktığı için 33 kişi ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum oldu. Bunlar hep gözden kaçıyor. Hedef saptırılıyor” diyerek Sivas davasında mağdurlar olduğunu iddia edip "Sivas'a birçok gidişimde babalarının haksız yere, herhangi bir taksiratı olmadığı halde idama mahkum olduğu için ağlayan 15, 18, 19 yaşında kızlar var. Bunları göz ardı etmek suretiyle tek tarafa siyasi bir servis yapmayı doğru bulmuyorum. " şeklinde konuştu.

ÖLENLERLE ÖLDÜRENLER AYNI PANODA
O günden bu yana; Pir Sultan Adal Alevi kültür Derneği gibi örgütler başta olmak üzere  her yıl anma programları düzenleyen çeşitli demokratik kitle örgütleri otelin "Utanç müzesi” olmasını talep etse de bu güne kadar bu talepleri kabul görmedi.
Katliamdan sonraki yıllarda otelin girişinde açılan kebap lokantası mağdur yakınlarının tepkisiyle 2009 yılında oradan taşınmak sorunda kaldı.
Kamulaştırılan otel restore edildi ve 2011 yılında Bilim ve kültür merkezi olarak kullanıma açıldı.
Binanın lobi kısmında yer alan ölen 37 kişinin adları alfabetik olarak sıralanırken, oteli ateşe verenlerin çerisindeyken ölen 2 kişinin adları da yer aldı. İsimlerin hemen altında "2 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen elim olayda 37 insanımız hayatını kaybetmiştir. Böyle acıların bir daha yaşanmaması dileğiyle" ifadesi yer aldı.
(Fotoğraflar arşivden alınmıştır)
Bu sitede bulunan tüm yazılı ve görsel içerikler ile bu içeriklerin görsel ve sistematik tasarım hakları aksi belirtilmediği sürece Poyraz Gazetesi’ne aittir. Poyraz Gazetesi’nin yazılı izni alınmadan hiçbir yazılı, görsel, işitsel içerik kopyalanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya satılamaz. Aksine davranışların, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre hukuki ve cezai yaptırımları mevcuttur. Sitedeki tüm içeriklerin telif hakları korunmaktadır.
DİĞER HABERLER