SİTE SAĞ REKLAM ALANI

O MECLİS ÜYELERİNDEN AÇIKLAMA

Millet İttifakı Meclis Üyeleri Işık, Toydemir ve Sarı yaptıkları açıklamalarla kendilerini savundu...

08 Temmuz 2019 11:37 guncel 911
O MECLİS ÜYELERİNDEN AÇIKLAMA
Aliağa Belediye Meclisi Temmuz Ayı olağan toplantısında yaşanan gelişmeler üzerine, oturuma katılmadıkları için eleştiriye uğrayan CHP'li Meclis Üyeleri Seçil adalet ışık ve Sami Toydemir konuyla ilgili açıklama yaparak kendilerini savundu. Yine aynı oturumda çekimser oy kullandıkları iddia edilen Millet İttifakı'nın İyi Partili meclis üyelerinden Sedat Sarı da sosyal medyadan yayınladığı mesajla bu iddianın doğru olmadığını belirtti.
Meclis toplantısı sonrasında hakkındaki iddialarla şahsına yönelik bir linç kampanyası yürütüldüğünü belirten Seçil Adalet Işık "Aliağa Belediye Meclisi Temmuz ayı Olağan Meclis Toplantısı öncesi CHP Grubu olarak parti ilçe binamızda bir toplantı gerçekleştirdik. iş akitleri feshedilen işçilerden 36'sının yapılan protokol gereği kıdem ve ihbar tazminatlarının İller Bankası'ndan kredi olarak temin edilmesi için Belediye Başkanına yetki verilmesi maddesine tepki olarak toplantıya katılmayıp belediye hizmet binası önünde açıklama yapılması için öneride bulundum. Bu konularla ilgili geçmişten bu yana tutumum zaten belli. Partideki toplantıya Sami Toydemir, Gülten Taşbaş ve Sedat Sarı katılmadı. Sedat Sarı istenen kredi yetkisine lehte oy vereceğini açıklamıştı ve toplantı saatinde belediye binası önünde yaptığımız protesto açıklamasına da katılmayarak meclis toplantısında yer aldı. Bu toplantıya 3 eksikle katılacaktık. Bu 3 eksikle toplantıya girersek bu maddeyi sayısal çoğunlukta olacakları için geçireceklerdi. Asla ve asla toplantıya girmememiz gerektiğini ifade ettim.” dedi.

İDDİALAR DOĞRU DEĞİL
Aynı gün eşinin rahatsızlandığını duyarak Torbalı'ya hareket ettiğini söyleyen Işık "Torbalı'ya gittikten sonra eşimi Konak'ta bulunan bir özel hastaneye götürdük. İlerleyen süreçte anjiyo ve tetkikler nedeniyle benim eşimin başında olmam ve süreci takip etmem gerekiyordu. Salı günü gerçekleştirilen ve parti grubu olarak katılmadığımız için yeterli çoğunluk sağlanamadığından iptal edilen toplantının Çarşamba sabahı saat 09.00'a ertelendiğinden o an için haberdar değildim. Sabah 09.00'a ertelenen toplantıya ne olursa olsun herkesin katılmasını istediğim yönünde partililerle konuşma yaptığım söylentisi doğru değil. Dediğim gibi, ben hastanede olduğum için toplantının ertesi sabaha ertelendiğini çok geç öğrendim. Eşimin durumunun çok kötü olmadığı ve o gece doktorun bize eve gitmemiz için açıklamada bulunduğu iddiası da doğru değil. Sabaha kadar kontrol altında tutuldu ve o gün saat 15.00'da ameliyata alınacağı söyledi. Yapılan operasyon sonrası da kalp ana damarlarından ikisine stent takıldı ve sonrasında yine yoğun bakıma alındı. Eşimin hastanedeki tedavisinin tamamlanmasının ardından Perşembe günü akşam saatlerinde evimize döndük.” diye konuştu.

SİYASİ LİNÇ GİRİŞİMİ
Yaşanan gelişmelerden ve hakkında çıkarılan olumsuz eleştirilerden son derece büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Işık "Bana toplantıya katılamadığım için haksız ithamlarda bulundular. Benim bu güne kadarki siyasi duruşum, işlerinden atılan işçilerle ilgili tavrım belli. Gündem dışı önergelerle gelen maddelerin hiçbirinden öncesinde haberim yoktu. Ben 36 işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarının kredi olarak temin edilmesi ile ilgili olan gündem maddesine tepki olarak Salı günkü ilk toplantının protesto edilmesini sağlayıp elimden geleni yaptım. Benim bildiğim sadece bu maddeydi. Eğer eşimin hayati durumu olmasaydı sonradan öğrendiğim Çarşamba sabahı yapılan toplantıya katılırdım ve o maddelerle ilgili tavrımı da ortaya koyardım. Toplantıya bilerek katılmadığım yönünde çeşitli iddialar ortaya atanlara bunun hesabını ödeteceğim. Eşimin sağlık sorunları tamamen ortadan kalktığında hakkımdaki bu çirkin iddiaları ortaya atanlarla tek tek yüzleşeceğim. Bu olayı herkesin vicdanına havale ediyorum. Bu bana karşı bir siyasi linç girişimidir. Bunun bedeli neyse ben kendi adıma ödemeye hazırım. Onlar kirli elleriyle beni kirletemeyecekler.” şeklinde konuştu.

TOYDEMİR'DEN MÜCADELEYE DEVAM MESAJI
CHP Aliağa belediye meclis üyelerinden bir diğeri Sami Toydemir de hazırladığı basın açıklamasında şunları söyledi:
"Değerli Aliağa'lılar ve parti mensubu arkadaşlarım, bildiğiniz gibi ve ben devlete ve Aliağa Belediyesi bünyesinde milletime kamu görevlisi olarak 34 sene 10 ay hizmet ettim, elimden geldiğince hep iyiyi ve doğruyu takip ettim ve emekli oldum, dinlendim.
31 Mart seçimleri sonrası gönül verdiğim Cumhuriyet Halk Partisi saflarından belediye meclis üyesi seçildim. Bu süreçten sonra grubumla beraber her meclis ve komisyon toplantılarına iştirak ettim, tarafıma düşen görevimi yapmaya çalıştım. Ancak, makine değil bende bir insanım. Temmuz ayı olağan meclis toplantısı öncesi sağlık sorunu yaşayarak acil bir tedavi süreci yüzünden hastanede yatmak zorunda kaldığım için grup ve meclis toplantılarına katılmadım.
Bu toplantılarda doğan eksiklikten ötürü karşı grup ve idarenin bu kadar fırsatçılık yaparak her şeyi oldu-bittiye getireceğini tahmin edemezdim. Konu ile ilgili kastım ve kusurum yoktur. Bundan sonrada parti grubumdaki arkadaşlarımla beraber daha güçlü bir mücadele yapmaya çalışacağım.
Doğduğum, büyüdüğüm, yaşadığım ve nihayete ereceğim Aliağa için elimde gelen mücadeleyi vereceğim..”

SEDAT SARI'DAN TOPLANTI DAVETİ
Meclis toplantısı sonrasında bilgi kirliliğinin had safhaya ulaştığını ve durumu aydınlatmanın yanı sıra hainler ile onurlu meclis üyelerinin ayrımının daha net anlaşılmasını sağlamak için sosyal medya üzerinden toplantı daveti yapan Sedat Sarı, sonrasında paylaştığı mesajda şöyle dedi:
"Her ayın olağan meclisi salt çoğunluk ile ve önceden belirlenen günde toplanır. Burada olağan meclis için salt çoğunluk ondört kişidir. Zaten ilk gün ondört sayısına ulaşılamadığı İçin meclis başlamadan kapatılmıştır. Yasa gereği en fazla üç gün içerisinde ikinci kez toplanılmalıdır. Ancak bu kez salt çoğunluk aranmaz. Yani Başkanın Çarşamba günü 9,00'da toplanmasına karar verdiği meclis maalesef sadece Cumhur ittifakı meclis üyelerinin sayısı ile bile toplanabiliyor. Onun İçin bu ikinci toplantıda "eksiğimiz var, katılmayalım ve toplantı da olmasın” diye bir seçeceğimiz maalesef kalmamıştır. Bu yazdıklarım neden katıldığımıza yeterli cevap olmuştur sanırım. Ayrıca; bizim mecliste millet ittifakı olarak iki sayılık üstünlüğümüz var. Yani bizden iki kişi gelmezse, o andan itibaren bizim vereceğimiz oyun rengi sayısı ne olursa olsun daima Başkanın tarafı sayısal üstünlüğe ulaşır. Yok çekimser yok gönülsüz vs gibi safsatanın maalesef bir anlamı yok. Kaldı ki çekimser oy veren de yok zaten. Bir sonraki mecliste, bu mecliste yaşananlar yazılı halde bizlere verilecek ve orada da açıkça görülecektir ki, bu talihsiz beş maddenin gündeme alınabilmesi için yapılan oylamada , hiç bir faydası olmayacağı matematiksel olarak ortada olduğu halde tüm millet ittifakının üyelerinin orada bulunan o niki kişisi birden hayır yönünde oy kullandık. Ama öbür tarafta on iki kişi olduğu İçin ve başkan da öbür tarafta olduğu İçin maalesef gündeme alındı. Yani o andan itibaren birilerinin hainliği yüzünden bizler etkisiz birer figüran haline düşürüldük. Bu arada anlaşılması önemli bir bilgi daha vereyim. Mecliste grup başkan vekilleri oylamada el kaldırırlar ve o grubun üyeleri o esnada el kaldırmasa bile başkanvekilinin oyuna uyduğu kabul edilir. Bu durum ancak ve ancak o grubun üyesinin başkanvekilinin oyunun zıttı bir el kaldırma durumunda ya da sözlü olarak başkanvekilinin oyuna katılmıyorum demesi durumunda grubun dışına çıkmış olur. Bu vesile ile de 'yok çekimser kaldılar', 'o yüzden maddeler geçti' gibi doğrulukla ve meclis çalışma usul ve esasları ile uzaktan yakından alakası olmayan yanıltıcı ve kasıtlı olarak servis edilmeye çalışılan bu anlamsız şehir efsanesinin de bu dakikadan itibaren vicdanlı halkımız tarafından bilinmesi ve konunun özünün saptırılmaması adına dikkatli olunması gerekmektedir.”

Bu sitede bulunan tüm yazılı ve görsel içerikler ile bu içeriklerin görsel ve sistematik tasarım hakları aksi belirtilmediği sürece Poyraz Gazetesi’ne aittir. Poyraz Gazetesi’nin yazılı izni alınmadan hiçbir yazılı, görsel, işitsel içerik kopyalanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya satılamaz. Aksine davranışların, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre hukuki ve cezai yaptırımları mevcuttur. Sitedeki tüm içeriklerin telif hakları korunmaktadır.
DİĞER HABERLER