ŞAŞIRMAYIN!..

Selamın ve vedanın kısası makbuldür zannımca. Onun için, kısaca bir ‘merhaba' deyip başlayalım Gazete Poyraz'daki ilk yazımıza…

17 Temmuz 2018 12:35 guncel 144
ŞAŞIRMAYIN!..
Evet; seçimler bitti, vekiller belli oldu, 8 partili bir meclisimiz oldu, yeni sisteme geçildi, kabine kuruldu falan filan…

Böyle uzun uzadıya yazdığıma bakmayın, dağ fare doğurdu aslında. Ne seçim kararı alanlar memnun sonuçtan, ne seçenler, ne seçilenler. Öncesinde rejim değişikliği ve ölüm-kalım seçimi olarak lanse edilen 28, Dönem TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları henüz net belli olmamışken, aynı gece heyecan sönüverdi.

***

Klasik açıklamalarda zaten irili ufaklı bütün partiler kendilerini seçimin galibi ilan etti. Kimi oy oranını artırmış, kimi milletvekili sayısını, kimi meclise girme başarısı göstermiş…

Yerseniz!..

***

İşin aslına bakarsanız, seçmen dahil kimse umduğunu bulamadı. Mesela Bakırçay Havzası olarak selam verip kapısını rahatça çalabileceğimiz bir tane vekil çıkartamadık. Vekili bırakın, seçilebilecek sıradan adayımız bile yoktu. Bölge insanını tanımayan, bölge sorunlarına hakim olmayan vekillerle nasıl bir beş sene geçecek, hep birlikte göreceğiz.

Ak Parti deseniz, anayasayı tek başına değiştirebilecek bir sayı beklerken, mecliste salt çoğunluğa dahi ulaşamadı. Cumhur İttifakı'nın diğer ortağı MHP'ye göbeğinden bağlandı kaldı.

CHP, müzmin ana muhalefet partisi konumunu kaybetmese de, istediği patlamayı gerçekleştiremedi. Hele hele Cumhurbaşkanlığı seçimleri için ikinci turu hedeflerken daha ilk turda havlu atmak, doğal olarak parti için eleştiri ve sorgulamaları da alevlendirdi.

Meral Akşener önderliğindeki İyi Parti'de ise tam bir hayal kırıklığı hüküm sürüyor aslına bakarsanız. Bu sonuçlara göre yakın zamanda dağılma ve savrulmalar yaşanırsa hiç şaşırmayın. Şimdiki sessiz bekleyişin nedeni sadece önümüzde görülen olası erken yerel seçimlerde başkanlık ve meclis üyeliği hayalleridir.

MHP 24 Haziran'ın tek ve gerçek galibidir. Seçim öncesi içinden çıkardığı İyi Parti ile güç kaybına uğrayacağı ve tek başına seçim barajını aşamayacağı bazı çevrelerde iddia edilen Bahçeli ve kurmayları hem barajı geçti, hem milletvekili sayısını artırarak bu başarıyı perçinledi. İçinde bulunduğu Cumhur İttifakı'nda salt çoğunluğu sağlamak için doğan ihtiyaç, kabinede yer almasa bile hükümette söz sahibi yaptı MHP'yi.

Terör örgütü PKK'nın arka bahçesi olmakla suçlanan ve ittifaklar dışında tek başına seçimlere katılan HDP barajı aşarak meclise girdi ve Ak Parti'nin bütün planlarını suya düşürdü. HDP barajı aşamasaydı, en az 60 milletvekili daha Ak Parti hanesine yazılacak ve istediği bütün yasaları, düzenlemeleri kimseye ihtiyaç duymadan çıkartabilecekti. Bu anlamda, Ak Parti'nin doğal denetim mekanizmasını ortaya çıkardığı için HDP'nin meclise girişini de bir artı değer olarak yorumlayabiliriz.

SP, BBP ve DP için fazla bir şey yazmaya gerek yok. Temel Karamollaoğlu açıklamalarıyla seçim öncesi ilgi çekse de, bu ilgi sandığa yansımadı, Ak Parti'den istediği kadar seçmen çalamadı. Dolayısıyla, oyunu artırmış olsa da emeğinin karşılığını alamamışlar arasında sayabiliriz.

***

Seçimlerin gerçek kazanımı nedir diye soracak olursanız, yıllardır karşısına doğru dürüst muhalefet çıkmayan Ak Parti karşısında iki yeni muhalif lider belirdi. Muharrem İnce ve meral Akşener aynı performansla devam ederse, önümüzdeki süreçte Erdoğan ve ekibini hayli terleteceğe benziyor. Tabii bunun için önce kendi partilerindeki kayıkçı kavgalarından sıyrılmaları gerekiyor.

Ortalıkta erken yerel seçim dedikoduları dolaşırken birden bire olağanüstü kongre nidalarıyla çalkalanmaya başlayan CHP'de işler hayli karışacağa benziyor. Bu çağrının ne yeri, ne de zamanıydı. Aday belirleme ve yerel seçimlerde fazladan birkaç belediye daha kazanmak için çalışmaları gereken zamanda durduk yere parti içi liderlik savaşı çıkarmak CHP'ye çok şey kaybettirecek.

Oysa İnce taraftarları biraz sabırlı olsaydı, muhtemelen yaşı ve görev yaptığı süre itibariyle Kılıçdaroğlu zaten köşesine çekilecekti. Cumhurbaşkanlığı mitinglerinde yıldızı parlayan Muharrem İnce ise doğal genel başkan adayı olacaktı. Şimdi, bu gereksiz kavga nedeniyle, olağanüstü kongre kararı alınsa bile, Kılıçdaroğlu pes etmeyecek, İnce'nin karşısına Tuncay Özkay veya Selin Sayek Böke gibi bir aday çıkararak desteğini ona verecektir.

Yani, önümüzdeki yerel seçimlerde CHP yine iç kavgalara, küskünlüklere ve ayrılıklara hazır olsun…

***

Dedik ya, geçtiğimiz seçimlerde dağ fare doğurdu diye…

Bu başarısızlığın faturası mutlaka bir yerlere kesilecektir. Eh, yukarıdakiler samur kürk olsa suçu üzerlerine almayacaklarına göre, kabak yine il ve ilçe teşkilatlarına kesilecektir. Özellikle Ak Parti tarafından seçimlerden kısa süre önce ve çoğunluğu atamayla belirlenen ilçe yönetimleri bu nedenle diken üstünde…

18 Ağustos tarihinde yapılması planlanan büyük kurultay öncesinde ilçelerde büyük bir toptan temizlik harekatı yapılırsa, buna da kimse şaşırmasın.

***

Şaşırmayın, şaşırmayın deyip duruyorum, şaşırmamanız gereken bir şey daha söyleyip yazımızı toparlayalım:

Yerel seçimlerle birlikte bir de erken genel seçim kararı alınırsa, işte buna da hiç kimse şaşırmasın!..
Bu sitede bulunan tüm yazılı ve görsel içerikler ile bu içeriklerin görsel ve sistematik tasarım hakları aksi belirtilmediği sürece Poyraz Gazetesi’ne aittir. Poyraz Gazetesi’nin yazılı izni alınmadan hiçbir yazılı, görsel, işitsel içerik kopyalanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya satılamaz. Aksine davranışların, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre hukuki ve cezai yaptırımları mevcuttur. Sitedeki tüm içeriklerin telif hakları korunmaktadır.
DİĞER HABERLER