İzmir'in "Tarım Bayramı"

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin tarıma verdiği desteklerin başarılı sonuçları, ‘2. Tarım Festivali' ile kutlandı.

22 Ekim 2018 12:20 gundem 527
İzmir'in
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yerelde kalkınma hedefiyle yürüttüğü projeleri aralıksız sürdürürken, 2007 yılından bu yana "ısrarla" sürdürülen kırsal kesim destekleri peşpeşe meyve vermeye başladı. İzmir'deki tarımsal faaliyetlerin son 14 yıl içinde Türkiye ortalamasından 2.5 kat daha fazla büyütülmesinde çok önemli katkısı olan Büyükşehir Belediyesi, elde edilen bu başarıyı, projenin en önemli aktörü olan üreticilerle birlikte kutladı. İzmir Tarım Festivali adı altında bu yıl ikinci kez düzenlenen dev etkinlik, köylü ile kentliyi buluşturdu.

İzmirli üreticilerin Konak Pier önünden kortej yürüyüşü ile başlayan festival, kent merkezinde oturan İzmirlilerin de ilgi odağı oldu. Gündoğdu Meydanı'nda bir araya gelen köylü-kentli İzmirlilere İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocoğlu başta olmak üzere, belediye başkanları, üretici kooperatiflerinin yönetici ve üyeleri, ziraat odaları, üniversiteler, "Süt Kuzusu” projesinde yer alan çocuklar ve aileleri de katıldı.

Gerçek bir şölene dönüşen İzmir 2. Tarım Festivali'nin açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Birlik olacağız. Engelleri hep birlikte aşacağız. Hep birlikte üreteceğiz ve kalkınmamızı sağlayacağız” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, konuşmasında önemli mesajlar verdi. Başkan Kocaoğlu, "Biz Ulu Önderi'mize, devletimize, milletimize, kentimize hizmet etmek, vatandaşımızın ekmeğini büyütebilmek için siyaset yapıyoruz. Başka bir hesabımız, kafamızın arkasında başka bir şey yok. Kendimizi, çoluğumuzu-çocuğumuzu, yandaşımızı zengin etmek için siyaset yapmıyoruz. Tam 14 buçuk yıl önce bize görev düştü. Biz de layıkıyla yapmaya çalıştık. Bir fırsat geçti elimize. Hem memleketime, h em kentime hizmet etme olanağı buldum. Bu onuru ömrüm boyunca taşıyacağım" dedi.

Türkiye'nin uzunca bir süredir, egemen güçlerin, uluslararası şirketlerin ve büyük devletlerin empozesi altında üretimden vazgeçerek tüketmek ve dış borçla yaşamakta olduğunu hatırlatan İzmir Büyükşehir belediye Başkanı, "Dolayısıyla hem siyaseten hem de ekonomik olarak bağımlılık süreci devam etti. Bir babayiğit çıkıp da 'bu gidiş doğru değil; biz sadece borç alarak, sadece inşaat yaparak, üretimden uzaklaşarak ayakta duramayız, bağımsızlığımızı koruyamayız, çocuklarımızı besleyemeyiz, böyle giderse siyaseten ve ekonomik olarak daha da bağımlı oluruz' demedi, diyemedi. Türkiye'nin bugün kü gerçeği budur! Bunu açık yüreklilikle, art niyetsiz, ülkesini seven her vatandaşımızın yüksek sesle dile getirmesi gerekiyor. Başka çıkış yolumuz yoktur" şeklinde konuştu.

 Her kriz yeni bir yara açıyor

Başkan Kocaoğlu şöyle devam etti:
"Bu kadar kötü yönetime, yanlış işe rağmen bu ülke ayakta duruyorsa, sağlıklı bir yönetim anlayışıyla iddia ediyorum 5 senede kendini toparlar, 10 senede gerçek anlamda dünyanın en güçlü, en saygın devletlerinden biri olur. Bunun için hiçbir eksiğimiz yok. Türkiye Cumhuriyeti'nin tarımda dışa bağımlı olması ne demek? Hayvan ithal etmesi ne demek? Et, buğday, saman, nohut, mercimek ithal etmesi ne demek? Bunu bir düşünün. Ülke ne hale geliyor? Ülkede tarlasını ekmeyen adama, üretmeyen adama pirim vermek ne demek? Ama bu ülke çok ama çok zengin. Önce vatanını seven, sabır küp ü insanıyla, dayanışmayı bilen, krizleri aşan insanıyla çok büyüktür Türkiye.. Yetiştirdiği pırıl pırıl beyinlerle..  Her şeyimiz var. Kim ne derse desin, bu krizi de, gelecek olanları da aşacağız. Ama her kriz yüzümüzde kalın bir çizgi, yüreğimizde ayrı bir yara oluşturuyor. İşi bozulmuş küskün insanların ülkesi haline getiriyor. Bunları aşabiliriz. Bu güç bizde var.”

Değirmene suyu beraber taşıyacağız

Bütün engellerin birlik olarak aşılabileceğini söyleyen Aziz Kocaoğlu, görevi bırakma kararıyla ilgili olarak da, "Bu bir nöbet değişimidir. Gereklidir, zorunludur. Önemli olan bayrağı alan arkadaşımızın, o bayrağı daha yükseklere taşımasıdır. Biz bunun için çalışıyoruz" dedi.

Tarım ve hayvancılıkta yaptıkları işlerin, sahip çıkıldığında Türk üreticisinin neler yapabileceğini göstermesi açısından önemli olduğunu kaydeden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün Bayındır'dan Hollanda'ya çiçek tohumu satıyoruz. O Hollanda ki, denizin ortasına tarla yapıp, üzerine 40 santimetre toprak serip hayvancılık ve tarım üretimi yapıyor. Konya kadar bir ülke ama dünyaya ihracat yapıyor. Bunun da yüzde 85'ini tarım ve hayvancılık kooperatifleri eliyle yapıyor. Biz ne yapıyoruz? Kooperatifçilik komünist işidir diyoruz. İyi örnekleri devlet, hükümetler eliyle batırıyoruz. Milleti tefecinin, bezirganın eline bırakıyoruz. Böyle yönetim, ülke sevgisi, insan sevgisi olmaz. Biz birlik olacağız. Engel leri hep birlikte aşacağız. Daha paketleme tesisleri, soğuk hava tesisleri yapacağız. Önümüzde çok önemli yol var. Biz nerede, nasıl olursak olalım, elimiz ayağımız tuttuğu müddetçe İzmir ve Türkiye tarımının gelişmesi için o değirmene su taşıyacağız. Hep birlikte üreteceğiz, kalkınmamızı sağlayacağız. Sanayinin, hizmet sektörünün, turizmin, kültür sanat sektörünün kalkınması için çok çalışıyoruz. Fuar İzmir, tek başına kente 3 milyarın üzerinde ciro yaptırıyor ve Türkiye'deki otel doluluk oranı yüzde 50 civarındayken İzmir'de bu oran yüzde 85 civarında.. Yarın kongre, kültür sanat etkinlikleri, sağlık kompleksleriyle, inanç turizmiyle beraber İzmir çağ atlayacaktır. İzmir'de yaşayan insanların gelir düzeyi kat be kat artacaktır. Bunların hepsinin planı, 2005 yılında, aklın ve bilimin rehberliğinde yap ılmıştır. Kim belediye başkanı olursa olsun, elinde yol haritası, projesi, her şeyi hazırdır. Yeter ki, sahip çıksın. Yeter ki, hayal ürünü projeler peşinde koşmasın. Yeter ki, gerçeklerle yüz yüze olsun, çalışsın, sahip çıksın. 15 senede çok şey yaşadık. Çok üzüntülü günlerimiz oldu. 6 sene mahkemelerde süründük. Arkadaşlarımız 2 seneye yakın hapis yattı. Ama yüzümüzün akıyla çıktık. İzmirli hemşerilerimiz bize sahip çıktı. Biz de sizlere layık olmaya çalıştık. Ömrümüz olduğu müddetçe de, İzmirlilerin emrinde olacağımı iletmek istiyorum. Biz İzmir'den bir meşale yaktık. Üzerine ölü toprağı serpilmiş bir kentin nasıl kalkınacağını gösterdik. 'İtikatı zayıf gavur İzmir, eli yüzü sümüklü denilen İzmir'i bugün ülkemizin göz bebeği diye taltif edenlere gülüyoruz. Çünkü o günü unutmadık, bugünü de iyi biliyoruz. Duruşuyla, yaşam biçimiyle, Atatürk'ün kenti olmaktan, eserlerine, cumhuriyetine sahip çıkmaktan İzmir'i hiç kimse döndüremeyecektir. Türkiye'nin bağımsızlığını ilelebet sürmesi, İzmir'de üretilen modellerle, İzmir insanın öncülüyle gerçekleştirilecektir. Bizde bu inanç olduğu müddetçe, İzmir ilelebet Türkiye'nin payidar kalması için çalışacaktır.”

 7 sözleşme birden

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2. Tarım Festivali çerçevesinde Gödence Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile zeytinyağı, İzmir İli Arı Yetiştiricileri Birliği ile bal, Tire Süt Kalkınma Kooperatifi ile süt, Hopa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Özçay Kooperatifi ile çay, Bergama İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile zeytin,  Bayındır Çiçek Üreticileri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile de çiçek alım sözleşmeleri imzaladı. Başkan Kocaoğlu ve kooperatif başkanlarının imza koyduğu sözleşmeler ile Büyükşehir Belediyesi'nin ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardım paketlerinde y er alacak 95 bin adet bal, 47 bin 600 litre zeytinyağı, 30 bin kilo çay, 15 bin kilo zeytin ve 12 milyon 650 bin litre süt ile İzmir'in park ve bahçelerini güzelleştirecek 5 milyon 168 bin adet bitki alımı yapıldı.

 

Tarımda İzmir farkı

Türkiye'de ilk defa sözleşmeli üretim modelini uygulayarak üreticinin yüzünü güldüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, tarımı geliştirecek farklı projeleriyle de sadece Türkiye'ye değil dünyaya örnek oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, üreticinin ürününde verimi, kaliteyi ve çeşitliliği artırarak lokmasını büyütürken, bir yandan da ürününü değerinde satabilmesi için işleme ve depolama tesislerini faaliyete geçirdi. Bu süreç içerisinde tarımsal kalkınma kooperatiflerini, ziraat odalarını ve üretici birliklerini destekleyerek, üreticileri örgütlenme gücüne inandırırdı; tüketicinin de kooperatif kanalıyla güvenli gıdaya ulaşmasını sağladı.

Tarım arazilerinin yollarını asfaltlayarak ürün kalitesini artıran ve pazarlama olanaklarını geliştiren Büyükşehir Belediyesi, sözleşmeli alımlarla üretici kooperatiflerini de destekledi. 2007 yılından bugüne fidan, mevsimlik çiçek, zeytin yağı, süt yoğurt, peynir, ve patates gibi ihtiyaçlarını kooperatiflerden, küçükbaş hayvan, arılı-arısız kovan ve arıcılık malzemeleri ile bal alımlarını da üretici birliklerinden sağlayarak yerli üreticiye 389 milyon TL katkıda bulundu. En önemli desteğini de bölgedeki süt üretimini artırmaya yönelik projelere verdi. 1-5 yaş grubu arasındaki 130 bin çocuğa &uum l;cretsiz süt dağıtan İzmir Büyükşehir Belediyesi, kısa süre içinde hem hayvan üreticilerinin hem de sağlıklı sütle büyüyen çocukların yüzünü güldürdü.

2005 ve 2017 yılları arasında ova yollarının asfaltlanması için 11 yılda yaklaşık 473 milyon 230 bin TL harcandı; 4 bin 876 km uzunluğunda sathi kaplama imalatı yapıldı.

Bu çalışmalarla Aziz Kocaoğlu döneminde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin tarıma verdiği destek 900 milyon liraya yaklaştı.

 

Başarının sırrı kooperatifçilik

İzmir Büyükşehir Belediyesi, tarım kooperatiflerinin alt yapılarının geliştirilmesi ve üretim teknikleriyle kapasitelerinin artırılması konusunda da önemli katkı sağladı.

Prof. Yaşar Uysal'ın hazırladığı "İzmir Tarımında Büyümenin Analizi" başlıklı araştırmanın dayandığı veriler, İzmir tarımındaki büyümenin son 14 yılda ortalama olarak yüzde 7,5 düzeyine ulaştığını, yani İzmir tarımının Türkiye ortalamasından 2,4 kat daha fazla büyüdüğü gerçeğini ortaya koydu.

Dağıtılan meyve fidanı sayısı 3 milyon 500 bini aştı. Küçükbaş hayvancılığı destekleme projesinde dağıtılan küçükbaş hayvan sayısı, doğan yavrular ile birlikte 16 bini aştı. İncir üreticilerine incir kurutma kasası (kerevet), zeytin üreticilerine zeytin kasası dağıtıldı. Arıcılığın yaygınlaştırılması amacıyla, eğitimleri tamamlayan bin 327 üreticiye 5 bin 176 arılı 2 bin 744 arısız kovan ve bin 327 takım arıcılık malzemesi seti sağlandı. "Ortak Tarım Makineleri Parkı” kurularak 17 ilçede 147 takım alet ve makineleri üretici ile buluştu.

Tahtalı Barajı mutlak koruma alanında bal ormanı ve bal merası, Bademler'e "Doğal Yaşam Köyü” kuruldu. Beydağ Su Ürünleri Kooperatifi için balıkçı teknesi, ağ, soğuk hava deposu ve yaprak buz makinesi alındı. Gödence'de zeytinyağı tesisini yenilendi, Bademli'ye meyve boylama ve paketleme tesisi, Seferihisar'a soğuk hava deposu, Urla'ya soğuk hava deposu kurması için destek olundu. İzmir'deki süt soğutma tankı desteği konusunda 27 üretici kooperatifine 30 adet sabit süt soğutma ve nakil tankı desteği sağlandı.Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri hizmete girdi. Atıl durumdaki menengiçlere antep fıstığı aşısı yapıldı. Karaburun köylerinde zeytin sineği zararlısına besi tuzağı yöntemiyle mücadele çalışmaları başlatıldı. Ödemiş Bozdağ'da kestane kanseri mücadelesinde üretici kooperatiflere malzeme desteği sağlandı. Kiraz Kırköy'deki kadın üreticilerine, istiridye mantarı yetiştirebilmeleri için üretim tesisi kuruldu.
Bu sitede bulunan tüm yazılı ve görsel içerikler ile bu içeriklerin görsel ve sistematik tasarım hakları aksi belirtilmediği sürece Poyraz Gazetesi’ne aittir. Poyraz Gazetesi’nin yazılı izni alınmadan hiçbir yazılı, görsel, işitsel içerik kopyalanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya satılamaz. Aksine davranışların, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre hukuki ve cezai yaptırımları mevcuttur. Sitedeki tüm içeriklerin telif hakları korunmaktadır.
DİĞER HABERLER