BAŞARI BAŞARIYI GETİRİYOR

HEDEF BÜYÜYOR

02 Şubat 2018 18:38 menemen 433
BAŞARI BAŞARIYI GETİRİYOR
Menemen ve Foça Serdar Aksoy'u sevdi

BAŞARI, BAŞARIYI GETİRİYOR;

HEDEF BÜYÜYOR

Aksoy İnşaat'ın başarılı idarecisi Serdar Aksoy yaptıkları ve yeni ürettiği projelerle dikkat çekiyor. Bu ilgi sadece inşaat sektöründe yaptıkları yüzünden gelişmiyor, Serdar Aksoy bir elinde üç marifetle adeta “yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır” diye haykırıyor.

Menemen ve Foça'da inşa ederek teslim ettiği konutlar Aksoy inşaata yeni projeler geliştirmenin yollarını açtı. Bu günlerde bütün proje çalışmaları bitmiş olan yeni bir konut hamlesine Foça'da başlayan Serdar Aksoy bu yoğun tempo arasında sosyal çalışmalar ve siyaset arenasında da kendini hissettiriyor.

Sadece “Baba Veli Aksoy'dan” inşaatçılık mesleğini değil siyaset bayrağını da devir alan Serdar Aksoy aynı zamanda Türk Kadınlar Birliği Menemen Şubesi disiplin kurulu üyesi.

Genç yaşın verdiği ve birikimleri ile kentinde ve çevrede marka haline gelen Serdar Aksoy'u daha yakından tanımak ve siz okurlarımıza bir başarı öyküsünü aktarmak amacı ile kendisi ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bu söyleşi iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Serdar Aksoy'un uğraştığı İnşaat sektöründeki düşünce ve hedefleriyle bilgilenirken, ikinci bölümde Serdar Aksoy'un sosyal ve siyasi hayattaki düşünce ve hedefleri ile ilgili sorularımıza cevaplar bulacaksınız.

-Serdar Bey öncelikle kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

-Tabi, şöyle anlatayım;16.04.1974 tarihinde İzmir'in Menemen ilçesinde Aksoy ailesinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldim. İlkokulu Menemen Şehit Kemal'de okudum. Ortaokulu İzmir Türk Koleji'nde bitirdikten sonra babam Veli Aksoy'un SHP'den milletvekili olmasından sonra liseyi Çankaya Lisesinde bitirdim. Üniversite hayatımda Selçuk Üniversitesi Kamu Yönetimini bitirdikten sonra; Hacettepe Üniversitesi Sermaye Piyasalarında okudum. Halen babam Veli Aksoy'dan teslim aldığım inşaat firmasını devam ettiriyorum. Menemen ve Foça'da inşaat yapmaya devam ediyorum. Evli ve üç çocuk babasıyım.

Gençlik yıllarından beri CHP içinde siyasi mücadelenin içindeyim. SHP Gençlik kolları başkanlığı yaptım. Pir Sultan Abdal Derneğinin üyesiyim. Türk Kadınlar Birliği yönetiminde görev yapıyorum. Uzun zamandır genel siyaset üzerine yerel basında köşe yazarlığı yapmaktayım.

- İş hayatına başlangıcınız nasıl oldu?

-Ankara'da başladım. Belli bir süre, aşağı yukarı 2 yıllık bir süreçti bu, sermaye piyasaları üzerine devam ettikten sonra, babamızın işi olan müteahhitlik işine tekrar geri döndük. Ankara´da Çankaya´da inşaat yaptık. Sonra tekrar Menemen´e memleketimize dönüş yaptık. Burada inşaat işlerimize devam etmekteyim.

-Memleket burası olunca sormadan geçmeyelim, ailede ”Göçmenlik” var mı?

-Evet, var. Anne tarafım Selanik göçmeni. Baba tarafım Yörük. Hatta anneannem Girit göçmeni, dedem de Selanik göçmeni.

-İnşaat sektörü ekonomide lokomotif olan bir sektör. Pek çok farklı işkolunun sektör içinde yer aldığı da biliyoruz. Yalnız ev, bina dikilmiyor bununla ilgili çok ciddi bir istihdam da yaratılıyor. Böyle bir sektör içindesiniz. İşinizle ilgili neler söylemek istersiniz? Sizin olmasa olmazınız nedir?

-Evet, gerçekten, inşaat sektörü ekonominin lokomotifi. İnşaat sektörü durursa Türkiye´de ekonomi durur. Ülkemizde ekonomi Artık tamamen inşaat sektörü üzerinden yürüyor.

Dikkat ederseniz hep Orta Asya´da, Rusya´da ihale alan hep Türk firmaları. Demek ki Türkiye´deki inşaat sektörü diğer ülkelerin bir tık önünde. 1999 depremi sonrası inşaat sektörü hızlı bir atılım içerisine girdi. Kalite hızlı bir şekilde yükseldi. Yasal düzenlemeler geldi. Deprem bir milattı. Ondan sonra inşaat sektörü farklı bir noktaya geldi.

Krizden bir fırsat doğdu. Ustalara belgelendirme sistemi geldi. Dışarıdan bakıldığında işte müteahhitlik kolay iş deniyor. Aslında her anlamda çok ciddi risk alıyorsunuz. Maliye´ye karşı, SGK´ya karşı, Belediye´ye karşı ve Bakanlığa karşı sorumlusunuz. İş güvenliği firması ile anlaşmak zorundasınız. Yapı denetim firması ile anlaşmak ve önlemlerinizi almak zorundasınız. Bunların hepsi çok ciddi bir koordinasyon işi.İşlemleriniz sırasında bir sürü bürokratik sıkıntı ile de karşılaşıyorsunuz. İşinizde büyümek hedefindeyseniz ;çok daha dikkatli olmak zorundasınız.

Sizin sorunuza dönecek olursak bir müteahhitlik firması için en önemli unsur GÜVEN´dir. Müşterileriniz size referans oluyorsa, iş yaptığınız çevrede güvenilir olarak nitelendiriliyorsanız bu en önemli unsurdur.

-İnşaat sektörü malum, malzemesi ile kalitesi ile satış zorluğu ile birçok riski üzerinde taşıyor.Bütün bu risklerin içinde ayakta kalıp o güveni sağlamayı nasıl başarıyorsunuz?

-O biraz sizin ürettiğiniz şeyle ve ürettiğiniz şeyin arkasında durmanızla alakalı bir şey. Ürettiğiniz şeyin arkasında durursanız, sattığınız kişilere geri dönüşlerini yaparsanız. O güven bir şekilde sağlanıyor. Tabii ki bunun için de zamana ihtiyaç var. Menemen İzmir´in kuzeyinin ticaret merkezidir aslında. Ticarette önemli olan da güvendir. Menemen´de pek çok firma bunun üzerine kendisini bina etti. Aksoy İnşaat Aktekİnşaat´ın devamıdır. Belli bir geleneğin üzerine oturuyor. Aktek İnşaat 1981 yılında babam Veli Aksoy ve Hasan Tekin tarafından kuruldu. Menemen´de o zaman toplasanız 3 tane 4 tane müteahhit var ya da yoktu. Aslında İşini ciddiye alan ve etik değerlere bağlı olarak işlerini yapıp istikrarlı bir şekilde sürdürenler ayakta kalabiliyor diyebiliriz.

-Yaptığınız iş aynı zamanda istihdam kapısı. Firmanızda kaç kişi çalışıyor desek?

-Şu ana kadar yapmış olduğumuz işlerde geçen seneden bahsedeyim. Menemen'de 20 Dairelik bir bina ve Eski Foça'da 12 Triplex villa üretimimiz sırasında 30-50 arası çalışanımız oldu. İşin durumuna göre bu sayı artabiliyor. Şu an yeni başladığımız Foça'daki villalarımızda bu sayının daha da yukarı çıkmasını bekliyorum.

-İnsanların konut ihtiyacı Sosyo-ekonomik ve zamanın şartlarına göre değişebiliyor. Şu sıralarda konsept nedir?

- İzmir´de diğer şehirlerimizde olduğu gibi site kavramı 8-9 yıldır var. Bundan önce yoktu. Kayseri, Konya, Ankara, Antep, İstanbul teknolojik ve kalite anlamında İzmir´in üstündeydi. Oralarda 30 yıl önce site kavramı başladı. Şimdi İzmir site kavramına geçiyor saymış olduğum iller müstakil evlere geçiyor. Dar gelirli gruplar TOKİ vasıtasıyla siteye yöneldi.

Orta ve üst gelir grupları müstakile dönmeye başladı. Şu bir gerçek aslında yatay büyüdüğünde kentlileşmek daha fazla kendini gösterir. Avrupa´da da böyledir.

İzmir´de yavaş yavaş müstakile yerleşime gidecek.Yatay kentleşme bu günlerde Hükümet tarafından da kabul görmekte ve çalışmalar “YATAY KENTLEŞMEYE” doğru hızla yol alıyor.

-İşinizde değişimi nasıl takip ediyorsunuz. Kendinizi nasıl geliştiriyorsunuz?

-Ben değişimi medyadan ve fuarlardan takip ediyorum. İkisini takip ettiğiniz vakit yeni çıkan ürünler, neye talep artıyor onu da gösteriyor. Bir firma bir şey ürettiği vakit diğer firmalar da üretime başladıysa demekki ona yönelik bir talep var demektir. O kadar dinamik bir toplumda yaşıyoruz ki talepler her zaman değişebiliyor.

Eskiden şöyle bir talep vardı: 150-200 m2 bir evim olsun. Şimdi bu küçüldü. 2+1,1+1, mesela 3+1´e talep azaldı. Çünkü toplumun yaşam tarzı değişiyor. Yaş itibariyle bizler hatırlarız misafir odası yasak bölgeydi. Şimdi o olay bitti. Şehirler küçüktü, insanlar birbirine eskiden daha çok tanıyordu, birbirine misafirliğe daha çok gidilirdi. Şimdi kaçımıza, kaç kişi geliyor. Büyük eve ne gerek var.

Evler yaşam alanıydı, şimdi sığınma alanı oldu. Dışarıya kapandı. Yaşam tarzına göre talepler değişiyor. Şu da var ki müşterilerimden gözlemlediğim kadarıyla, insanlar kendi yaşam tarzına uygun insanlarla yaşamak istiyor. Ev alacaksa orada kimler oturuyor bilmek istiyor. Menemen´e gelecek olursak merkezde oturan kişi mesela Uğur Mumcu´dan almak istemiyor. Ya da ta tersi Uğur Mumcu'da oturan Menemen'in içine gelmek istemiyor.

-İnşaat sektöründe Aksoy İnşaat olarak hedefiniz nedir?

-Foça bizim ufkumuzu açtı aslında. Şu an 12 tane villa bitti. Peyzaj çalışmalarını da yaptık. Önümüzdeki süreçte yaptığımız çalışmalarda konsept çalışmak istiyorum. Sürüden ayrılarak çalışmalarımızı farklılaştırmak istiyorum. Şu anda da çizimlerini bitirdik. Menemen´de bir projemiz var. Foça'da başladığımız villalarda dakonsept bir çalışma yaratmak istiyoruz. Bina şeklinde olmayan, Menemen çeperinde, hem de Menemen´e yakın yerlerde konseptpeyzaj çalışmaları ile beğeniye sunacağımız yerler yapacağız.
Bu sitede bulunan tüm yazılı ve görsel içerikler ile bu içeriklerin görsel ve sistematik tasarım hakları aksi belirtilmediği sürece Poyraz Gazetesi’ne aittir. Poyraz Gazetesi’nin yazılı izni alınmadan hiçbir yazılı, görsel, işitsel içerik kopyalanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya satılamaz. Aksine davranışların, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre hukuki ve cezai yaptırımları mevcuttur. Sitedeki tüm içeriklerin telif hakları korunmaktadır.
DİĞER HABERLER