BATI ASYANIN DİRENİŞİ

Batı Asya her dönem emperyal güçlerin gündeminde olmuştur

03 Aralık 2017 21:09 makaleler 1495
  Batı Asya her dönem emperyal güçlerin
gündeminde olmuştur. Özellikle Anglosakson emperyalizmi petrol ve coğrafik
durumu nedeniyle Batı Asya üzerine siyaset üretmiş ve genellikle de sonuç
almıştır. Bundan yaklaşık 100 yıl önce bölgemizde emperyalizmin oyununu bozan
tek ülke Türkiye olmuştur. Sevr anlaşmasıyla birlikte yok edilmek istenen Türk
yurdu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başında olduğu bağımsızlık mücadelesi ile
emperyalizmi ciddi anlamda bölgede geriletmiştir.

   
Fakat Atatürk sonrasında izlenen yanlış
siyasetten dolayı zaman içinde Türkiye gerek NATO vasıtasıyla gerekse de AB
kriterleri nedeniyle batıya endekslenmiş ve tam bağımsızlık yolunda ciddi bir
yara almıştır. Son dönemde ise işler tersine dönmüş Türkiye yüzünü Avrasya'ya
dönerek emperyalizmin oyununu bir kez daha bozma noktasına gelmiştir. AKP
iktidarının uzun bir süre Barzani, Suriye ve Irak konusunda ki yanlış
tespitleri İran'a karşı bölgesel güç elde etme girişimi Amerikan
emperyalizminin emellerine ulaşmada bir köprü vazifesi görmüşse de daha sonraki
izlenen bölge ülkeleri ile entegre olarak terör mücadelesi verilmesi BOP'un
sonunu hazırlamıştır.


   
  Bugün Batı Asya ülkeleri ile Rusya Amerikan
emperyalizminin bölgedeki beklentilerini boşa çıkarmıştır. İran,Irak ya da
Suriye'nin bölünmesi Türkiye'yi de ciddi anlamda etkileyeceği ve Rusya'nın da
güneyden kuşatılmasına neden olacağı netleşmiştir. ABD emperyalizmi ve süper
Nato Ortadoğu ülkelerini bölerek bölgeyi idare etme süreci Astana görüşmeleri
ile son bulmuştur.


   
  Artık Asya ülkeleri kolay kolay ABD
emperyalizminin oyuncağı olmayacaklardır. Ulus-devletlerin bölünmesine neden
olacak BOP projesi rafa kalkmıştır. Ülkemizde 15 Temmuzda yapılmak istenen şey
tamamiyle ABD güdümlü bir kukla hükümetin kurulması girişimiydi. ABD 15 Temmuz gecesi
Anadolu'da yenilmiştir. Şimdi sıra Batı Asya ülkelerinde.
Türkiye-Irak-Suriye-İran hattı doğru çalışırsa bölgeden ABD eli boş çıkacaktır.


  
  Türkiye artık NATO'yu tartışmalı ve hızlı
bir süreç işleterek NATO'dan ayrılmalıdır. Dikkat ederseniz ülkemizin
menfaatine olan tüm tespitler ile ABD ve NATO'nun çıkarları taban tabana
zıttır. DEAŞ ve YPG gibi terör örgütlerini destekleyen ABD; Türkiye'ye
vermediği savunma sistemlerini ve füzeleri bu iki örgüte peşkeş çekmektedir.
Amaç, niyet bellidir. Bundan sonraki süreç vatanımızı ve bölgeyi koruma
sürecidir. Sevr, Sykes-Picot gibi anlaşmalarla bölemedikleri ülkemizi bölme ve
ortadoğuya egemen olma süreci ;Türkiye ve bölge ülkelerinin işbirliği ile,
geriletilmektedir. Bu işbirliği devam ettiği müddetçe ABD emperyalizmi amacına
ulaşamayacaktır.


   
  Geçmişte daha çok belirli bir sol kesimin
dillendirdiği tam bağımsız Türkiye iddiası bugün farklı kesimler tarafından da
dillendirilmeye başlanmıştır. 15 Temmuz gerek ülkemiz gerekse de bölgemiz için
bir milat olmuştur. Bundan sonra sağ-sol gibi kavramlar değil vatanı savunma ve
ayakta durup büyüme iddiası ön plana çıkmıştır.


   
Türkiye'nin yeri bizi bölüp yok etmek
isteyen batının yanı değildir. PKK'nın ve Türkiye'ye silahını çevirmiş ne kadar
terör örgütü varsa hemen hepsinin örgütlendiği yer Brüksel ve ABD'dir.
Dolayısıyla ülkemizin yeri Avrasya dır. Türkiye'nin Nato ile köprüleri atıp
kendisi gibi batının hedefinde olan ülkeler ile birlikte hareket etmesi
gerekir.


    
  Tam bağımsız Türkiye ancak NATO'dan
çıkarak sağlanabilir. AB'nin kapısında bekletilen ve bekletilmeye de devam
edilecek olan ülkemizin yeri Avrasya dır. Batının yaklaşık 500 yıldır süren dünya
egemenliği kırılmaya başlanmıştır. Artık canavarın tek dişi de sallanmaktadır.  Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi “Biz
Türkiyalılar Asyaî bir milletiz, Asyaî bir devletiz.” Türk Devriminin önderleri
dünya siyasetini okurken ezilen ve ezen milletler olarak nitelendirmiştir. Batı
emperyalizminin yanında yer alan sözde sol, sosyal demokrat aydınlar tam bağımsızlık
idealinin yanında değil tam karşısında emperyalizmin yanında mevzilenmişlerdir.


    
  Sonuçta artık yeni bir dünya kuruluyor ve
Türkiye'de bu yeni dünyada safını belirliyor. Avrasya ayağa kalkıyor. AB,
Amerikan emperyalizmi ve Nato kaybediyor.